Eğitimin 6N’si 1: Niçin Öğrenmeliyim? | Eğitimin Amacı

Genel ve özel olmak üzere iki amaç uğruna gerçekleştirilen eğitim etkinliği, bu amaçlarını öğretim ve öğrenim üzerinden şekillendirmeyi esas alır. Eğitimde genel amaç, insanların bir arada yaşama olanaklarını artırmaktır. Bunun için eğitim etkinliği, öncelikle öğrencilerin erdemli birer insan olması için gerçekleştirilir. Nitekim özel amaç da bu genel amacı tamamlayıcı bir unsur olarak var olur: bireylerin erdemli bir insan olarak bir arada yaşama alanlarına katılması –sözgelimi bir mesleği ve o mesleğin gerektirdiği görevleri erdemli bir şekilde yürütmek.

Uyarı: Bu metin Varlık Akademi Projesi (VAP) için üretilmiş özgün bir içerik olup telif hakları kapsamında korunmaktadır. Metnin telifi yazarına aittir. Yazardan yazılı izin alınmadığı sürece, metnin başka bir sitede ya da basılı bir yayın organında kullanılması yasaktır. Tanıtım amaçlı yapılacak kısa alıntılarda site isminin ve bu sayfaya ait linkin tam olarak belirtilmesi zorunludur.

Elbette ilk paragrafta sarf edilen ifadeler, mantıksal bir zorunluluğu içermez ve bu sebepten eğitim, pek çok kişi için çok farklı anlamlar ifade edebilir. Bununla birlikte mevcut eğitim kuramları üzerine demagoji yapmanın eğitimin ne olduğunu düşünmek demek olmadığı da göz ardı edilmemelidir asla. Bu noktada, bir konu üzerine yapılan her düşünme eylemi gibi, eğitim üzerine yapılan bir düşünme eyleminin de bir argüman zinciri oluşturma çabasını sarf etmesi gerekir. Ve zorunlu olarak her argüman zincirinin bir başlangıç noktasının da olması gerekir. Bu metin, bilinçli olarak gösterilen böyle bir çabanın ürünü olup kendine başlangıç noktası olarak aldığı temel sayıltı şudur:

Eğitim, bir insanın bir arada yaşama alanlarına katılma olanağını var ettiği ve bu olanakları geliştirdiği ve arttırdığı ölçüde bir anlam ifade eder.

***

Tarih boyunca eğitim üzerine düşünen ve bilhassa eğitim kuramlarından söz edebileceğimiz insanların hemen hepsi, değerler üzerine kurulu paradoksal bir ütopya oluşturmaktan öteye gidememiştir. Değerlerden yola çıkıp, değerler adına inşa edilen bu kuramların acı bir mirası olarak 21. yüzyıl dünyasında halen bir eğitim terminolojine sahip değiliz.

Eğitim üzerine düşünürken, kurucu bir unsur olarak neden ilkelerden değil de değerlerden başlamak gerekmektedir? Kuşkusuz böyle bir yaklaşımı haklılaştırabilecek sağlam bir argüman zinciri kurulamaz. Çünkü böyle bir düşünme çabası, değerler adına ilkeleri tasfiye etmeye yol açar. Bu yüzden değerler üzerine kurulu ilkesel zeminden yoksun düşünme çabalarının elde edilebileceği her tür sonuç paradoksal ütopyalar dışında bir şey olmayacaktır –ve görünen o ki, olmamıştır da!

Şu halde, değerler adına ilkelerin tasfiyesiyle yola çıkamayız!  Çünkü bir değerin aksine bir ilke, bir ön-kabule değil, bir seçime işaret eder. Bu yüzden ilke, kendini düşünür, kendini dikkate alır ve her şeye kendiyle başlar. Değerler ise sadece uygulanır ve uygulanıp uygulanmadıkları gözlemlenir –ve hatta denetlenir. Değerler ahlaki bir zemin üzerinde bulunurken, ilkeler etik bir zeminde bulunur. Bu yüzden değerlerden başlayıp ilkelere ulaşamayız, aksine ilkelerden başlayıp değerlere ulaşabiliriz. Bu noktada, bu metnin temel sayıltısı aynı zamanda ilkesel bir başlangıç noktasına da işaret eder: insanların bir arada yaşama olanaklarını artırmaya çalışan bir etkinlik olarak eğitim.

***

Bir etkinliğe yönelik bir arada yaşama olanaklarını var etme, geliştirme ve artırma yönünde saptanan bir amaç, zorunlu olarak etik bir endişeyi taşır içinde. Etkinlik kavramının dinamizmi, ilke kavramının gelip geçici olmamasını gerektirir. Şu halde, ilkeler sabit olmalıdır, çünkü aksi bir durum ilke kavramının boş bir şekilde kullanımına işaret eder ve boş bir şekilde kullanılan ilke kavramı, sadece kendisinin gelip geçiciliğini değil aynı zamanda geçersizliğini de göstermiş olur.

Esasen, gelip geçici ilkeler üzerine kurulu olan eğitim yaklaşımları sahte temeller üzerine inşa edilmiş değerler üretir. Bu eğitim yaklaşımlarının durmaksızın çelişkilerini gidermek için çırpınıp durması, yeni koşul ve durumlara ilişkin sürekli olarak yetişmeye çalışmasındaki paradoksal zeminin sebebi de budur. Çünkü gelip geçici olmayan ilkesel bir başlangıçtan yoksun her girişim, gelişimi sürekli gerçekleştirilmesi gereken köklü bir değişim olarak algılama hatasına düşer.

Elbette, gelişim için değişim esastır, fakat köklü olanı değil! Öte yandan, eğitimin teorik değil pratik bir etkinlik olduğunu da unutmamak gerekiyor. Gelip geçici savsak ilkeler ya da kendi kendine böbürlenen değerlerle yola çıkıp, durmaksızın çelişkileri gidermeye, yeni koşul ve durumlara ayak uydurmaya çalışırken, dünya dönmeyi durdurmayacak ve zaman uçup gitmekten vazgeçmeyecektir. Ve bu şekilde geçen her zaman diliminde dünya daha bir bozulacak, bir arada yaşama olanaklarımız daha bir kısıtlanacaktır. Bu noktada, en açık haliyle ifade etmek gerekir ki, eğitim söz konusu olduğunda “yetişmeye çalışmak” her koşul, her durum ve her zamanda tümüyle bir hatadır!

***

Eğitimin neliğini anlayış biçimlerimiz bir bütün olarak hayatı anlayış biçimlerimizle büyük bir paralellik gösterir. Eğitim, birçok pedagogun sıklıkla ifade ettiği gibi tüm hayat boyunca süren bir etkinliktir. Ancak bu ifadedeki vurgu genellikle “tüm hayat boyunca” kalıbı üzerinde odaklanır, oysaki esas vurgu eğitimin hayat boyu sürmesinde değil, bir “etkinlik” olmasında yatmaktadır.

Şu halde şu soruyu sormalıyız derhal: Bir insanı eğitim etkinliğine katılmaya, yani eğitilmeye, dolayısıyla öğrenmeye motive eden şey nedir? Aceleci çağdaş bir bakış açısı bu soruyu “zorunluluk” olarak yanıtlamakta kuşkusuz ki pek çok materyal bulabilir kendine. Ne de olsa okuma-yazmayı öğrenirken hiç kimse bizzat şahsımıza danışma gereği duymamış ve öğrenim hayatımızın büyük çoğunluğuna hiçbir rıza göstermeden eşlik etmişizdir. Bununla birlikte, hemen her birimiz, okuma-yazma, toplama-çıkarma, sayma vb gibi şeyleri öğrenmenin hiç de bir gereksizlik olduğunu düşünmeyiz. İlginç! 21. yüzyıl yaşayıcıları olarak kullanmayı pek sevdiğimiz paradoksal bir zemin var burada:

“Evet, okuma-yazma, sayma ya da kendimizce gerekli gördüğümüz bir takım temel şeyleri öğrenmeliyiz, ancak daha fazlası niye gerekli olsun ki, bilhassa da istemiyorsak?”

Günümüzde her zamankinden çok eğitime yönelik haklılaştırılmaya çalışılan bir ilgisizlikle karşı karşıyayız. Eğitimin –bilhassa “temel” kısmından sonrasının– gereksiz olduğu düşüncesi zannedilenden çok daha fazla taraftar buluyor artık. Bu noktada bu sözde argümanların, birer safsatadan başka bir şey olmadığını göstermekte fayda var .

Bunun için, şu ayrıntı çok önemli: yazının başlığında dile getirilen “Niçin öğrenmeliyim?” sorusu aslında “Niçin daha fazla şey öğrenmeliyim?” sorusunun bir kısaltmasıdır. Çünkü insan, doğası gereği zaten öğrenen bir varlıktır. Ve öğrenen varlıklar olarak, okuma-yazma, sayma gibi şeyler çoklukla zannedildiği gibi temel öğreniler değildir –aksine bunlar oldukça gelişmiş öğrenilerdir. Elbette her birimiz, henüz dilin gelişmediği, yazının var olmadığı süreçlerde yaşayan insanların zorunlu olarak bir şeyler öğrenen fakat okuma-yazma, sayma gibi şeyleri öğrenmemiş insanlar olduklarını biliriz. Bu noktada düşünülmesi gereken şu: onlarla aramızdaki fark ne? Daha çok şey öğrenmiş olan bizler, onlara göre bir sürü gereksiz öğreniyle mi sürdürüyoruz yaşamımızı; yoksa daha çok şey öğrenmiş olmakla daha olanaklı bir hayat mı yaşıyoruz? Şu halde “Niçin daha fazla şey öğrenmeliyim?” sorusunun yanıtı gayet açık bir şekilde gösteriyor kendini: daha fazla olanak için! Peki, daha fazla olanağın yol açacağı sonuç nedir? Yanıt: özgürleşme… 

Eğitimin bir insanın bir arada yaşama alanlarına katılma olanağını var etmesi ve bu olanakları arttırabilmesi için bir insanın bilinçli bir şekilde özgürlüğünü kullanarak –bir başka ifadeyle özgürleşerek hareket etmesi gerekir çünkü . Bu yüzden öğrenirken herhangi bir şekilde değil, sorgulayıcı ve eleştirel bir şekilde olunması da gerekir. Çünkü özgürlük kavramı sorumluluk kavramıyla birlikte var olmasından ve burada yaşam boyu süreklilik arz eden bir sorumluluğun ifade edilmesinden dolayı, bu sorumluluğun tesisi ancak ve ancak eleştirel ve sorgulayıcı bir yaklaşımla gerçekleştirilebilir.

Eleştirel bir yaklaşım, önyargılardan arınmayı ve mantıksızlıktan kaçınmayı esas alır. Yani eğitim için önyargıları rafa kaldırarak işe koyulmak gerekiyor. Mevcut yanıtlara değil, sorulara odaklanmak. Yani bir takım değerleri benimsemek veya benimsetmek üzerine kurulu bir etkinlik değil eğitim. Açık ki, böyle bir zeminde eleştirel bir yapı inşa edilemez .

***     

Şu halde, her öğrencinin, her ne olursa olsun, eleştirel muhakeme olanaklarına erişmelerini sağlamak, eğitimin amacı açısından büyük önem taşıyor. Çünkü bu zihinsel erişim, özgürlük ve özgürleşme için vazgeçilmez bir ön şart olarak gösteriyor kendini. Nitekim bu şartın görmezden gelinmesi, her durumda daha fazla öğrenmeyi teşvik eden bir anlayış yerine vasatlığı esas alan bir anlayışın tercih edilmesine karşılık geliyor. Ve vasatlık, eğitim söz konusu olduğunda en tehlikeli sonuçları doğuran unsurların en başında gelir; bunu için dilerseniz özgür ve sorumlu birer birey olarak davranmayı öğrenemediğimiz durumlarda nasıl bir dünyanın ortaya çıktığını hatırlayabilir ya da gelişmiş teknolojik araçlarımızla nasıl bir dünyanın ortaya çıkabileceğini düşünebiliriz uzun uzun.

Eğitimin amacını bir arada yaşama alanlarımıza şu ya bu şekilde entegre olabilecek sıradan insanlar yetiştirmek olarak belirlediğiniz ölçüde eğitimde vasatlığı savunmak mümkündür. Peki eğitimin amacını, “sıradan insan” yetiştirmek olarak belirleyebilir miyiz? Ya da bireysel olarak sıradanlığı bir amaç olarak edinebilir miyiz? Düşününüz.

Vasatlığın verebileceği en iyi sonuç, kuru birer entelektüel donanım sahibi bireylerden başka bir şey değildir. Eleştirellik ise çok daha fazlasını sunar bize: çünkü eleştirellik bireyin sadece entelektüel donanım sahibi olmasını değil, aynı zamanda bu donanımı geliştirebilmesi, güncelleyebilmesi ve gerektiğinde değiştirebilmesi gibi oldukça kritik önemler arz eden araçları da sunar zihinlerimize. Nitekim vasat bir öğreni süreci sonucunda elde edilen belirli düzeydeki entelektüel donanımlar, bireye belli bir takım durumlar içinde yaşamını sürdürme olanaklarını sunarken; eleştirel bir öğreniyle elde edilen entelektüel donanım ve meziyetler bireye pek çok farklı durumlar içinde varolabilme olanaklarını sunar.

Entelektüel bir manipülasyondan başka bir şey olmayan eğitimde vasatlık yaklaşımları, özgür yurttaşları değil köleleri eğitir! Sorularla dolu bir zihin yerine, yanıtlarını mutlak birer değer olarak bulmuş zihinlerce kuşatılmış bir dünyada tanık olacağımız şey, bir arada yaşama olanaklarımızın artışı değil, giderek azalması olacaktır.

Fakat ortada büyük bir hata vardır: eğitimin yol açtığı politik gerilimler, aceleci bir şekilde öne sürüldüğü ve sıklıkla zannedildiği gibi yıkıcı değil, yapıcı gerilimlerdir. Yapıcıdır, çünkü gerilimlerinin odak noktasında, bireysel ayrıcalıklar değil, bir arada yaşama olanaklarını geliştirmeye ve artırmaya odaklanan etik endişeler ve entelektüel duyarlılıklar bulunur. Bu yüzden bu gerilimler demokratik bir zemin üzerindedir.

Bu noktadan sonra halen eğitimde vasatlığı şu ya da bu şekilde savunanlara karşı şu sorular sorulabilir haklı olarak:

  • Tam olarak neleri öğrenmemiz gerçekten de hiç gerekmemektedir?
  • Öğrenme söz konusu olduğunda ne zaman “bu kadarı yeterli” diyebiliriz?
  • Öğrenme eylemimiz ne aşamada durdurulması gereken bir eylemdir?
  • Eğitim ve onun bu işlevini gerçekleştirme eylemimiz olan öğrenme ne durumda bir gereklilik olmaktan çıkar?

Eğitim, eleştirel bir kültür içinde yeşerdiği gibi, eleştirel bir kültürü de hedefler. Ve elbette eleştirel bir kültür, politik gerilimleri besleyen bir kültürdür. Bu yüzden eğitime ilişkin pratik yaşamlarımızda bulunan başat bir sorun vardır: eğitim politik gerilimlere yol açan bir etkinliktir. Nitekim eğitimi belirli bir dozda kalması istenen bir etkinliğe dönüştürme çabalarının kökeninde de bu gerilimler bulunur. Ve bu yüzden birçok insan tarafından, bilhassa politik aktörler tarafından eğitimden çekinilir. Çekinilir, çünkü o, herhangi bir insana mevcut halinden çok daha nitelikli insan olma yollarını açar.

Eğitimin amacını ıskalayan ve onu sanki bir usta-çırak ilişkisi içinde pratik bir meziyeti edinme süreci olarak kavrayan vasat yaklaşımların tümü anlamsızlıklar içinde kıvranmaya mahkûmdur. Çünkü “bu kadarını öğrenmeye gerek yok” denebilecek şeylerin büyük çoğunluğu bir skandaldan ya da bir köleleştirme projesinden başka bir şey değildir. Üstelik bu vahim projeyi bizzat kendi kendimize bile uyguluyor olabiliriz!

Bir amacı olan eğitim etkinliğinin, vasatlık tarafından ortaya konan pek çok cezbedici söylemle daima mücadele etmek zorunda olduğu açıktır. Çünkü eğitim sayesinde elde edilen entelektüel donanım ve meziyetlerin dağıtılma biçimi belirli demokratik hisselere karşılık gelmektedir. Bu da eğitmenlerin belirli ilkelere uyma konusunda etik bir endişeyle hareket etmesini gerektiriyor.

Bu noktada eğitim etkinliğinin, hem toplumsal hem de uzman desteği içinde yürütülmesi gerektiği de tam bir açıklık kazanıyor. Nitekim eğitmenler bir yandan bir arada yaşama olanaklarının sürdürülmesi noktasında teorik bir düzlemde toplumsal olanı; bir yandan da sanatçılar, bilim insanları, filozoflar gibi insanlık tarihini şekillendiren düşünce üreticilerinin eleştirel bir temsiliyetini üstlenmekle yükümlü olan insanlardır. Bu yükümlülük içinde bir eğitmen, öncelikle ve esas olarak eğitimin amaçlarına yönelik, bilginin ve bilgi-dostu olmanın meşruiyetini var eden ve daima var etmesi gereken kişidir. Öyle ki, bu meşruiyet aynı zamanda insanlık için en başat yaşam projesi olan eğitimin bizzat kendisinin meşruiyetine de işaret eder. Şu halde bir eğitmen, düşünce üreticilerinin eleştirel temsiliyetini gerçekleştirerek, tüm insanların özgürlüğünü güvence altına alan ilkelerin taşıyıcısı ve koruyucusu olarak iş görmesi gereken aktördür.

Eğitim, amacı olan bir etkinlik olarak, her insan tekine ait bir hak ve sorumluluktur. Bununla birlikte herkes için özgürleştirici bir okul fikrinin insanlık tarihi için sadece iki yüzyıl, Türkiye içinse sadece bir yüzyıllık bir geçmişi bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Ve şunu da asla unutmamak gerekiyor ki, tarihin büyük çoğunluğunda bir tür entegrasyon aracı olmaktan daha fazlası olmayan eğitim kurumları, halen bu mirası şu ya da bu şekilde bünyelerinde taşıyor. Bu yüzden, insanları belirli kalıplar içine sokmak için eğitimi bir araç olarak kullanan pek çok politik yaklaşım halen çok güçlü ve çok yaygın. Şu halde eğitim, kendi içinde bizzat kendine karşı da bir mücadele yürütmek durumundadır.

Bilgiyle ilişkilenmek istemediğimiz her an mevcut yanıtlarımız içinde boğulup kalacağımız açık bir gerçekliktir. Bu yüzden eğitimcilerin öğretmesi ve öğrencilerin öğrenmesi gereken ve eğitimde her şeyden daha önemli olan ve sadece başat olduğu için değil, aynı zamanda günümüzde en çok eksikliği hissedilen unsur olduğu için eğitimin amacını hatırlamamız gerekiyor: özgürleşmek; özgürleşmek için sorumluluklar üstlenmek. Dünya üzerinde kendimize korunaklı bir bölge inşa edebilmek için sosyal zorunluluklarla bir arada yaşamayı değil, sorumluluklarımızla bir arada yaşamayı seçmek. Etik bir endişeyle bir arada yaşama alanlarına katılmak.

Amacından koparılmış bir eğitimin yol açacağı en büyük sorun, sorumluluklarından arındırılmış insanların ortaya çıkmasıdır. Sorumluluklarından arındırılmış bir insanın süreceği yaşam biçimlerini düşününüz. Ve sorumluluklarından arındırılmış insanların bir arada nasıl yaşayabileceğini? İnsanın bir diğeri olmadan –dolayısıyla diğerleri olmadan– nasıl yaşayabileceğini tasavvur etmek bir hayli zordur. İşte bu yüzden, eğitimin amacı özgürleşmedir. Çünkü eğitim sürecinde ve eğitim sayesinde, kendimizden önce, başkası için öğreniriz, yani birbirimiz için öğreniriz, birbirimizden öğreniriz ve birbirimizle öğreniriz, birbirimize öğretiriz.

***

Son olarak, şöyle denebileceği kanaatini kuvvetle taşıyorum: Bir amaç uğruna yapılan eğitim, bir arada, birlikte, barış ve üreticilik içinde yaşayabilme olanaklarımızı var eden ve bu olanakları artırma noktasında en başat etkinlik olma niteliğini taşıyan bir insanlık projesinin adıdır. Ve böyle bir proje olarak tanımlanan eğitim, bir insanın özgür bir birey olabilmesi noktasında eleştirel ve rasyonel bir zihniyetle yaşama yaklaşılmasını ve bu yaklaşımın etik bir endişe eşliğinde gerçekleştirilmesini esas alır. Çünkü kuşku duyabilmemiz için kaçınılmaz ve kesin olanları kavrayabiliyor olmamız gerekir. Kısacası, yaşamlarımıza kuşkulu gözlerle bakarken birbirimiz için üretebilmemizin ve birbirimizle birlikte yaşayabilmemizin yegâne koşulu ilkesel bir kesinlik zemininde bulunuyor olmamızdan geçer.

Okulum Temiz Belgesini Aldık

Okulların daha iyi koşularda açılabilmesi ve eğitim hizmetlerinin yeni normale uyum sağlayabilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) arasında temmuz ayında yapılan işbirliği üzerine hayata geçirilen Okulum Temiz Projesine ilişkin başvurumuza müteakip yapılan denetimler sonucunda kurumumuz Okulum Temiz Belgesini almaya hak kazanmış ve söz konusu belge TSE tarafından okulumuza iletilmiştir.

Pandemi sürecine katkı sunmak isteyen okulların gönüllü olarak başvuru yapabildiği ve geçtiğimiz temmuz ayında MEB ve TSE tarafından hazırlanarak yayımlanan Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyonu Önleme Kılavuzunda yer alan şartları yerine getirmeleri durumunda almaya hak kazandıkları Okulum Temiz Belgesi, Kovid-19 hastalığının bulaş riskini engellemek için bakanlıkça belirlenen tüm önlemleri yerine getiren kurumlara verilmektedir.

Yeni Öğrenim Yılına İlişkin Bilgilendirme

Pandemi gündemi nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından düşünülen olası senaryolar doğrultusunda okul yönetimimizce yapılan toplantı sonucunda 2020 – 2021 eğitim öğretim yılına ilişkin şu kararlar alınmıştır.

Ön Not: Bu bilgilendirme metni ilk olarak 1 Ağustos 2020 tarihinde hazırlanmış olup Millî Eğitim Bakanlığının Bilim Kurulunun tavsiyesi doğrultusunda 12 Ağustos 2020’de aldığı yeni kararlar doğrultusunda güncellenmiştir.

Telafi ve Ön Hazırlık Çalışmalarına İlişkin Genel Bilgiler

  • Okulumuzda 17 Ağustos 2020 Pazartesi günü çevrimiçi olarak başlanacak olan telafi ve ön hazırlık çalışmaları 18 Eylül 2020 Cuma günü tamamlanacaktır.
  • Çevrimiçi süreç boyunca tüm dersler Zoom platformu üzerinden canlı video ders şeklinde gerçekleştirilecektir.
    • Canlı video derslerinde öğretmenlerimiz grafik tabletler yardımıyla derslerini işleyecektir.
  • Süreç boyunca ödevlendirmeler ile tarama, deneme vb gibi ölçme değerlendirme uygulamaları okulumuza ait Moodle sistemi üzerinden yürütülecektir.
  • Tüm dersler hafta içi sabah saatlerinde işlenecek ve öğleden sonraki zamanlarda ek ders, etüt vb gibi çalışmalar yürütülecektir.
  • Öğrenciler ve öğretmenler arası iletişim ağı her sınıf için oluşturulan whatsapp grupları üzerinden sağlanacaktır. İletişim organizasyonu doğrudan koordinatörlerimiz denetiminde gerçekleştirilecektir.
  • Öğrencilerimizin dersler için kullanacağı materyalleri, velilerimiz 17 Ağustos 2020 Pazartesi günü okulumuzdan teslim alabilecektir.

Sürece İlişkin Veli Bilgilendirme Toplantısı

  • Çevrimiçi telafi ve ön hazırlık çalışmalarına ilişkin bilgiler 15 Ağustos 2020 Cumartesi günü çevrimiçi olarak yapılacak toplantılarda velilerimize iletilecektir. Toplantı organizasyonuna ilişkin bilgiler cuma günü velilerimize kısa mesaj olarak iletilecektir.

Telafi ve Ön Hazırlık Çalışmalarına İlişkin Program Bilgileri

  • Çevrimiçi dersler hafta içi 09.00 – 13.00 saatleri arasında yapılacaktır.
  • Çevrimiçi ek ders ve çalışmalar hafta içi 14.00 – 17.10 saatleri arasında gerçekleştirilecektir.
  • Telafi ve ön hazırlık çalışmaları;
    • 12. sınıf sayısal gruplarda YKS gündemi gözetilerek Türkçe, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya ve Felsefe
    • 12. sınıf eşit ağırlık ve sözel gruplarda yine YKS gündemi gözetilerek Türkçe, Edebiyat, Matematik, Tarih, Coğrafya ve Felsefe
    • 11. sınıf sayısal gruplarda, Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe, İngilizce, Fransızca ve Görsel Sanatlar
    • 11. sınıf eşit ağırlık ve sözel gruplarında, Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik, Tarih, Coğrafya, Felsefe, İngilizce, Fransızca ve Görsel Sanatlar
    • 9 ve 10. sınıflarda Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, İngilizce, Fransızca ve Görsel Sanatlar dersleri üzerinden yürütülecektir.
  • Ek ders ve çalışmalar dışında 12. sınıflara yönelik haftada 25 saatlik, 9, 10 ve 11. sınıflara yönelik ise haftada 20 saatlik bir ders programı takip edilecektir.
    • Ders programlarına ilişkin bilgiler cumartesi günü öğrencilerimize iletilecektir.

Yüz Yüze Eğitim Sürecine İlişkin Bilgilendirme

Bakanlıkça alınan karar doğrultusunda 2020 – 2021 eğitim öğretim yılına ilişkin yüz yüze eğitim faaliyetlerine 21 Eylül 2020 Pazartesi günü başlanacaktır. Bu tarihten itibaren pandemi gündemi içinde sürdüreceğimiz yüz yüze eğitim faaliyetlerimiz okulumuz bünyesinde aşağıda belirtilen esaslar doğrultusunda gerçekleştirecektir.

Sınıf Kontenjanları

  • Okulumuz bünyesinde 12 kişilik sınıflarda yürütülen öğrenim faaliyetleri pandemi süreci boyunca 6 kişilik sınıflarda yürütülecektir.
    • Bu şekilde tüm sınıflarımızda her sırada tek bir öğrenci oturacak şekilde fiziksel mesafeler oluşturulmuştur.
    • Alınan bu karar doğrultusunda kayıt trafiği içinde olan öğrenciler ve veliler için güncel kontenjan bilgimiz 24 Temmuz 2020 tarihinden itibaren internet sitemizin ana sayfasında yayımlanmaya başlanmıştır.

Derslerin İşlenişi

  • Yüz yüze eğitim faaliyetlerinde bakanlıkça alınan kararlar ve yönergelere uygun şekilde VAP ilkeleri ve standartları üzerinden dersler yürütülmeye devam edilecektir.
    • Salgının seyrine göre, yetkili makamlarca yüz yüze eğitime ara verilmesi ve/veya tümüyle ya da kısmen uzaktan eğitim sürecine geçilmesi durumunda VAP ilkeleri ve standartları üzerinden derslerin yürütülmesine çevrimiçi olarak devam edilecektir.
      • VAP ilkeleri ve standartlarımız doğrultusunda okulumuzda hiçbir şekilde video kayıt ders uygulamasına gidilmeyecek, çevrimiçi süreçte de tüm dersler 2020 yılı Mart – Haziran ayı boyunca gerçekleştirildiği gibi yine canlı olarak sürdürülecektir.
      • VAP ilkeleri ve standartlarımız doğrultusunda okulumuzda hiçbir şekilde birleştirilmiş sınıf uygulamasına gidilmeyecek, gerekli durumlarda sınıf kontenjanlarımızın minimum sayıya çekilme uygulaması yine devreye alınacaktır.
      • VAP ilkeleri ve standartlarımız doğrultusunda ek ders ve birebir çalışmalarımız çevrimiçi süreçte de aynen devam edecektir.
        Bu konuda Mart – Haziran ayları içinde yürüttüğümüz çevrimiçi çalışmalarımıza ilişkin raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Öğrenci Başına Düşen Kapalı Alan Şartına İlişkin Bilgilendirme

  • Okulumuzda öğrenci başına düşen kapalı alan maksimum kontenjanımız olan 192 öğrenci için 20 metrekarenin üzerindedir. Pandemi gündemi nedeniyle kontenjanlarımızın yarıya düşürülmesi sonrasında bu oran 40 metrekarenin üzerinde bir değere karşılık gelmektedir. Bu şekilde okul mimarimiz bakanlıkça talep edilen alan şartının bir hayli üzerinde değerlere sahiptir.

Yemekhane Alanının Kullanımı

  • Fiziksel mesafelere uygun şekilde yerleşim planının organize edildiği yemekhanemizde her seferinde maksimum 36 kişinin kullanımına izin verilecektir.
    • Bu şekilde kullanım sonrası hijyen çalışması yapılarak diğer grup alınacaktır.
    • Bu organizasyonunun verimli bir şekilde yürütülmesi için yeni öğrenim yılında gruplara yönelik farklı öğle saatleri uygulamasına geçilecektir.

Teneffüs Organizasyonu

  • Öğrencilerin derslikler dışında maske kullanımı zorunlu tutulacaktır.
    • Teneffüs zamanlarında, teneffüs alanları, bahçe ve kantin bölgelerinde öğrencilerin maske kullanımı ve fiziksel mesafeyi korumaları nöbetçi öğretmenler tarafından sağlanacaktır.

Spor Salonunun Kullanımı

  • Beden Eğitimi ve Spor dersleri, okulumuzun 300 metrekarelik spor salonunda 6 kişilik gruplarla bakanlığın yönergeleri doğrultusunda yürütülecektir.
    • Pandemi süreci boyunca dersler dışında spor salonu kullanılmayacaktır.

Etkinliklere İlişkin Karar

  • Okulumuzda eğitim öğretim faaliyetlerinin bütünleştirici unsuru olarak yürütülen etkinliklerin tümü pandemi süreci sonlanıncaya dek çevrimiçi bağlantılar üzerinden sürdürülecektir.
    • Okulumuz bünyesindeki Leylâ Erbil Konferans Salonundaki oturma düzeni bu karar doğrultusunda fiziksel mesafeye uygun olarak yeniden düzenlenmiştir.

MEB Kararlarının Hayata Geçirilmesi

Salgın süreci boyunca okul yönetimimizce alınan kararların tümü sürecin seyrine göre başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere yetkili makamlarca alınacak yeni kararlar doğrultusunda ivedilikle güncellenerek hareket edilecektir.

Bakanlıkça alınan her yeni karar doğrultusunda öğrencilerimiz ve velilerimiz ivedilikle bilgilendirilecektir.

2020 Üniversite Tercihleri

Varlık Lisesi eğitim koordinatörlüğü tarafından yürütülecek olan üniversite tercih danışmanlığı hizmeti 28 Temmuz – 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. 

Tercih işlemlerine ilişkin uzman desteği almak isteyen öğrenciler ilgili tarih aralığında 0312 222 01 80 ve 0507 400 32 37 numaralı telefonlarımızdan randevu alarak eğitim koordinatörlerimizle görüşebilirler.

Varlık Lisesi bünyesindeki öğrencilerin randevuları ise halkla ilişkiler birimimiz tarafından verilecektir. Okulumuz bünyesindeki öğrencilerin ayrıca bir randevu almaları gerekmemektedir.

Eğitim koordinatörlerimizin yapacağı tercih görüşmelerine yönelik, aday öğrencilerin ve ilgili velilerin aşağıdaki hususları incelemelerini önemle rica ederiz. 

  • Tercih görüşmelerinde ilgili öğrencinin bulunması esastır. Okulumuzda ilgili öğrencinin geleceğine verilebilecek olası zarar nedeniyle yalnızca velilerin geldiği randevuları kabul edemiyoruz.
  • Pandemi nedeniyle yüz yüze tercih görüşmelerine öğrenci dahil maksimum üç kişi kabul edilmektedir.
  • Dileyen öğrenciler ve velileri çevrimiçi ortamda da görüşme talebinde bulunabilirler.
    • Çevrimiçi görüşmeler koordinatörlerimizin gün için trafiklerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmeleri için akşam 18.00 – 20.00 saatleri arasında verilmektedir.
  • Öğrencilerin randevularına YKS sonuç belgeleriyle gelmeleri zorunludur. Dilenirse bu belgenin çıktısı görüşme esnasında okulumuzda da alınabilir.
  • Tüm tercih esasları eğitim koordinatörlerimiz tarafından ilgili öğrencinin ilgisi ve sağlıklı bir yaşam projesi üretmesi üzerine gerçekleştirilir. Bu sebepten tüm görüşmeler 30’ar dakikalık periyotlar halinde yapılır. Bu görüşmelerde öncelikle öğrencinin ilgisi, yaşam projesi ve üniversite yaşamından beklentileri üzerine ön bilgiler alındıktan sonra mevcut sınav performansı doğrultusunda söz konusu ilgi, proje ve beklentilere yanıt verebilecek bölüm önerileri yazılı (çıktı) olarak öğrenciye sunulur. 
  • Tercih sıralamasındaki teknik esaslar VAP (Varlık Akademi Programı) üzerinden ilgili öğrencinin onayı doğrultusunda yapılır.
  • Eğitim koordinatörlerimizin tercih danışmanlığına ilişkin tüm hizmetleri ücretsizdir.

2020 üniversite sınavlarına giren tüm öğrencilerin sarf ettikleri emeklerinin karşılıklarını alacakları sağlıklı bir tercih dönemi geçirmelerini diler, bu süreçte sizlere yardımcı olmak için başvurabileceğiniz bir adres olarak hizmet vermekten memnuniyet duyarız…

2020 LGS Tercih Danışmanlığı

Öğrenim hayatının en önemli geçiş aşaması olan lise eğitimine ilişkin sağlıklı bir tercih yapabilmek için Varlık Lisesi eğitim koordinatörleri tarafından yürütülecek olan lise tercih danışmanlığı hizmeti 17 – 29 Temmuz tarihleri arasında okulumuz bünyesinde gerçekleştirilecektir. Tercih danışmanlığı hizmetimizden faydalanmak isteyen öğrenciler ile velileri 0(312) 222 01 80 hattımızdan randevu alarak eğitim koordinatörlerimizle görüşebilecektir.

Topluma hizmet çalışmalarımız kapsamında yürütülmekte olan tercih danışmanlığı hizmetimiz tümüyle ücretsiz olarak gerçekleştirilmekte olup hizmetimize ilişkin genel bilgiler aşağıda başlıklar halinde verilmiştir.

Danışmanlık hizmetimizin izleği

Danışmanlık hizmetimiz kapsamında yapılan görüşmelerde koordinatörlerimizce şu izlek takip edilmektedir:

  1. Öğrenim hayatında lise eğitiminin yeri ve önemi
    • Danışmanlık hizmetimiz ilk olarak koordinatörlerimizin kişinin öğrenim hayatı içinde lise eğitiminin yeri ve önemi ile verimli ve keyifli bir lise hayatı geçirmek için dikkat edilmesi gereken genel başlıklar hakkında yapılacak bilgilendirmelerle başlamaktadır.
  2. Öğrencinin sınav sonucunun değerlendirilmesi
    • Danışmanlık hizmetimizin ikinci bölümünde, öğrencinin elde ettiği sınav sonucu ve okul başarı durumuna ilişkin verilerin analizi ile, geçmiş öğreni eksikliklerinin lise öğrenimi sürecinde nasıl giderebileceğine ilişkin bilgilendirmeler yapılmaktadır.
  3. Tercih işlemlerinde dikkat edilmesi gereken teknik işlemler
    • Danışmanlık hizmetimizin üçüncü bölümünde koordinatörlerimiz, yapılacak tercih işlemine ilişkin MEB tarafından belirlenen esaslar hakkında öğrenci ve/veya velinin talep ettiği bilgileri sunmakta, öğrencinin onayı doğrultusunda hazırlanan tercih listesini çıktı olarak iletmekte ve tercih listesinde bulunan okullara ilişkin talep edilen bilgi ve değerlendirmelerini yapmaktadır.
  • Tercih görüşmelerinde ilgili öğrencinin bulunması esastır. İlgili öğrencinin geleceğine verilebilecek olası zarar nedeniyle yalnızca velilerin geldiği randevuları iptal etmekte olup koordinatörlerimizden randevu alan velilerin bu yönde bir talepte bulunmamalarını önemle rica ediyoruz.

Danışmanlık hizmetimizden faydalanma şartları

  • Danışmanlık hizmetimizden yüz yüze ya da çevrimiçi olarak faydalanılabilmektedir.
    • Uyarı: Yüz yüze görüşmelerle pandemi önlemleri kapsamında öğrencinin yanında en fazla iki kişi görüşmelere kabul edilmektedir.
  • Çevrimiçi görüşmelerimiz zoom platformu üzerinden gerçekleştirilmektedir.
  • Tüm randevularımıza öğrencilerle birlikte gelinmesi zorunludur.
  • Randevulara LGS sonuç belgeleriyle gelinmesi zorunludur. Dilenirse bu belgenin çıktısı görüşme öncesinde okulumuzda da alınabilmektedir.
  • Tüm görüşmeler 40’ar dakikalık periyotlar halinde yapılmaktadır.

LGS Tercih Danışmanlığı Hizmetimize İlişkin Uyarı

Varlık Lisesi Eğitim Koordinatörlüğü olarak nitelikli bir özel lise olmanın sorumluluğunu üstlenmek noktasında, yalnızca kendi öğrencilerimizin değil ulaşabildiğimiz her öğrencinin eğitim hayatına katkı sunmak için yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerimizden biri olan Ücretsiz LGS Tercih Danışmanlığı hizmetimizde okulumuza yönelik kayıt taleplerine yönelik ayrıca bir bilgilendirme özellikle yapılmamaktadır. Bu sebepten okulumuza yönelik kayıt talebi olan velilerin ayrıca kayıt randevusu almalarını önemle rica ederiz.

LGS’ye giren tüm öğrencilerin sarf ettikleri emeklerinin karşılıklarını alacakları sağlıklı bir tercih dönemi geçirmelerini diler, bu süreçte ilgili öğrencilere ve velilere yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.

Saygılarımızla, Varlık Lisesi Eğitim Koordinatörlüğü

Pandemi Günlerinde Varlık

Bu metin, 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen olağanüstü durum sonrasında zorunlu olarak çevrimiçi yürüttüğümüz eğitim öğretim çalışmalarımıza ilişkin genel verileri içermektedir. Söz konusu veriler sürece ilişkin eğitim koordinatörlüğümüzce hazırlanmış rapordan derlenmiştir.

Özel Varlık Anadolu Lisesi bünyesinde pandemi gündemi sonrasında gerçekleştirilen faaliyetler şu şekildedir:

  • Çevrimiçi Canlı Dersler: Öğrenim verimliliğinin çevrimiçi ortamda da sağlanabilmesi için okulumuzdaki tüm sınıflar 3 – 4 – 5 kişilik gruplara bölünerek dersler yürütülmüştür.
    • 1.122 Saat Canlı Ders. Resmi makamlarca 2019 – 2020 eğitim öğretim yılı için yüz yüze öğrenime ara verilen süreçte okulumuz bünyesindeki tüm gruplarla toplam 1.122 saat canlı ders yapılmıştır.
    • 2.372 Saat Ek Çalışma. Süreç boyunca büyük çoğunluğu 12. sınıf YKS öğrencilerine yönelik olmak üzere lisemizde toplam 2.372 saat ek çalışma gerçekleştirilmiştir.
    • 368 Saat Birebir Çalışma. Soru çözümleri başta olmak üzere, konu tekrarı ve pekiştirme amacıyla öğrencilerle toplam 368 saat birebir etüt çalışması yapılmıştır.
    • 0 Saat Video Kayıt Ders. Kurumumuz bünyesinde hiçbir şekilde video kayıt dersleri yapılmamıştır.
  • Ders Devamlılığının Takibi. Öğrenci ders devamlılığı çevrimiçi süreçte de gözetilmiş ve bu şekilde derslerine geç kalan öğrenciler ile velileri doğrudan telefonla bilgilendirilmiştir.
  • Haftalık Ödevlendirme. Haftalık ödevlendirmelere bu süreçte de devam edilmiş ve ödev kontrolleri de çevrimiçi canlı bağlantılarla gerçekleştirilmiştir.
  • Deneme Sınavları. YKS hazırlığı içinde olan öğrencilere yönelik deneme sınavı uygulamalarına devam edilmiştir.
    • 17 Çevrimiçi Deneme. Süreç boyunca toplam 17 çevirimiçi deneme gerçekleştirilmiştir.
    • 17 Deneme. Çevrimiçi denemlerin yanı sıra öğrencilere kargoyla ulaştırılan kitapçıklar üzerinden de 17 deneme sınavı yapılmıştır.
  • Özel Etkinlikler. Özel etkinliklere çevrimiçi olarak devam edilmiş, bu şekilde sanal müze gezisi ve söyleşi etkinliği yapılmıştır.
  • Kulüp Çalışmaları. Öğrenci kulüp çalışmalarına devam edilerek canlı toplantılar yapılmış ve yabancı dil üzerine sürdürülen okuma ve dinleme çalışmaları bu süreçte de aktif olarak devam etmiştir.
  • 55 Toplantı. Süreç boyunca, düzenli olarak yapılan yönetim, koordinatörlük ve öğretmenler kurulu toplantılarının yanı sıra veli ve öğrenci toplantıları da gerçekleştirilmiştir.
    • 16 Yönetim Toplantısı. Süreç boyunca eğitim koordinatörlüğü ve müdüriyet her pazar düzenli bir şekilde sürecin sağlıklı bir şeklide yürütülmesine ilişkin çevrimiçi istişare toplantıları yapmıştır.
    • 16 Koordinatörlük Toplantısı. Süreç boyunca eğitim koordinatörleri her cumartesi düzenli bir şekilde bir önceki haftanın değerlendirilmesi ve bir sonraki haftanın planlanması için çevrimiçi ortamda yan yana gelmiştir.
    • 16 Öğretmenler Kurulu Toplatısı. Süreç boyunca her cuma günü öğretmenler kurulu düzenli olarak çevrimiçi olarak toplanmıştır.
    • 8 Veli Toplantısı. Süreç içerisinde eğitim koordinatörlüğü tarafından bütün gruplara ilişkin toplam 8 veli toplantısı gerçekleştirilmiştir.
    • YKS Öncesi Son Gün Toplantısı. 26 Haziran günü tüm öğretmen kadrosunun katılımıyla 12. sınıf öğrencileri ve velilerine yönelik özel bir toplantı gerçekleştirilmiştir.
  • 279 Birebir Görüşme. Süreç boyunca, veli ve öğrencilerle yürütülen birebir görüşmeler, çevrimiçi platformlar ya da telefon bağlantıları üzerinden sürdürülmüştür.
    • 214 Veli Görüşmesi. Süreç boyunca normal öğrenim günlerindeki veli görüşmelerinin 3 – 4 katına yaklaşan koordinatörlük görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerin 192’si doğrudan veliler tarafından talep edilmiştir.
    • 65 Öğrenci Görüşmesi. Süreç boyunca öğrencilerle birebir olarak toplam 65 koordinatörlük görüşmesi yapılmıştır.
  • Mezuniyet Etkinliği. 2020 mezunlarının kep ve cübbeleri kendilerine kargoyla ulaştırılarak çevrimiçi bir mezuniyet etkinliği gerçekleştirilmiştir.

Bu zorlu süreç içerisinde de bir eğitim kurumu ve bir özel lise olmanın sorumluluğunu tam olarak üstlenmeye devam etmemiz noktasında; süreç boyunca derslerini titizlikle yürüten tüm öğretmenlerimize, öğrenim çalışmalarını aksatmadan sürdüren tüm öğrencilerimize, süreç boyunca adetâ birer nöbetçi öğretmen gibi bizlere eşlik eden tüm velilerimize ve çalışmalarımızı verimli bir şekilde sürdürmemizi sağlayan tüm çalışanlarımıza teşekkür ederiz.

Varlık Lisesi Eğitim Koordinatörlüğü

Varlık’ımız 9 Yaşında!

2010 Kasım’ındaki bir arkadaş meclisi toplantısında alınan kararlar üzerine 10 Mayıs 2011 tarihinde var ettiğimiz Varlık’ımız tam 9 yaşında…

En başta çabalarıyla Varlık’ımızı var eden kurucularımıza; emekleriyle Varlık’ımızın kalitesini daima yukarıya taşıyan öğretmenlerimize ve çalışanlarımıza; başarılarıyla Varlık’ımızı gururlandıran öğrencilerimize; güvenleriyle Varlık’ımıza değer katan velilerimize; katkılarıyla Varlık’ımıza eşlik eden dostlarımıza içtenlikle teşekkür ederiz…

Çabalarımızla, ilkelerimizle, deneyimlerimizle, bir arada birlikte var ettiğimiz değerlerimizle, değer verdiklerimizle, başarılarımızla, daima gelişerek var olmaya devam edeceğiz…

“varım” demek için | Varlık Lisesi…

Nami Başer, Nami Başer Kütüphanesi’nde

Kütüphane Haftası dolayısıyla okul kütüphanemize adını veren Prof. Dr. Nami Başer’le, Nami Başer Kütüphanesi’nde yaptığımız röportajı youtube kanalımızda yayımda.

Eğitim koordinatörlerimizden Ali Apaydın’ın gerçekleştirdiği röportajda Nami Başer’in yaşam öyküsüne ilişkin serbest bir gezinti yaptık. Röportajımızı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

Nami Başer Hakkında

Nami Başer, 24 Eylül 1950’de Bursa’ın sahil kasabası Mudanya’da dünyaya gelmiştir. Felsefe başta olmak üzere, edebiyat, sinema, tiyatro gibi pek çok entelektüel alanda çalışmaları bulunan Başer, baba tarafından Giritli, anne tarafından ise Gürcü asıllıdır.

1924 yılındaki Mübadele kapsamında Türkiye’ye gelen Girit Kandiyalı Mehmet Başer ile İstiklal Savaşı Gazisi Batumlu Süleyman Torunoğlu’nun kızı Nigar Torunoğlu’nun ikinci çocuğu olan Başer, Mudanya’daki ilkokul eğitimi sonrasında, orta öğrenim ve lise eğitimini Galatasaray Lisesi’nde burslu olarak tamamlamıştır.

Galatasaray Lisesi’nde 8 yıllık öğrenim hayatında yaklaşık 16 tiyatro oyununa imza atan Başer, bu dönemde Türkçe ve Fransızca oyunlarda sahne almış ve bu dönemde Şevket Altuğ, Haldun Taner gibi oyuncularla tanışmıştır.

Galatasaray Lisesi’ni birincilikle tamamlayan Başer, lisenin tarihinde Tevfik Fikret’ten sonra en iyi not ortalamasına sahip öğrenci olarak yer almıştır. Lise mezuniyet yılında Türkiye’ye ve Galatasaray Lisesi’ne özel bir ziyaret gerçekleştiren dönemin Fransız Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ün okul birincisi olması nedeniyle özel bir burs hakkı tanıdığı Başer, bu bursla Strasbourg Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat Bölümlerinde eğitim almaya başlamıştır.

Fransa’daki eğitimi boyunca başta Jean-Luc Nancy olmak üzere Jacques Derrida, Roland Barthes gibi Fransız filozoflarla tanışma olanağı bulan Başer, lisans eğitimi sonrasında yüksek lisans eğitimini de Fransa’da tamamlar. Felsefe bölümünde Jean-Luc Nancy’nin danışmanlığında Kant üzerine yüksek lisans tezini hazırlayan Başer, edebiyat alanındaki yüksek lisans tezini ise Flaubert üzerine hazırlamıştır.

Doktora eğitimi sürecinde Strasbourg Üniversitesinden Paris’teki Vincennes Üniversitesine (Paris-8) geçen Başer, burada doktorasını edebiyat alanında Rimbaud, felsefe alanında ise Hegel ve Marx ilişkileri üzerine yapmıştır.

Doktora eğitimi sonrasında Türkiye’ye geri dönen Başer, felsefe, edebiyat ve psikanaliz üzerine çalışmalarını sürdürmüş ve sürdürmektedir.

Lacan adlı eseriyle psikanalize yönelik farklı bir yaklaşım geliştiren Başer, bu alanda Roudinesco tarafından yazılan iki eseri (Her Şey ve Herkese Karşı Lacan, İçimizdeki Karanlık Yan) Türkçeleştirmiştir.

Başta Monokl Yayınları olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşların düzenlediği etkinliklerde, Roudinesco, Hoffmann, Meignand, Major gibi psikanalistlerle Antonio Negri, Jean-Luc Nancy, Alain Badiou, Jacques Rancière gibi filozofların sunumlarına simültane çeviriler yapmıştır.

Türkiye’deki yaşamı boyunca, turist rehberliği, Fransızca öğretmenliği gibi işlerde çalışan Başer, ayrıca pek çok çeviri ve telif makaleler kaleme almıştır.

Türkiye’de yaklaşık 10 yılda alınan diplomayı Fransa’da 6 yılda aldığı için Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından denklik işlemleri yapılamayan Başer, bu sebepten İstanbul Üniversitesi’nde yeniden yüksek lisans ve doktora eğitimi almış ve prosedürdeki denklik sorunuyla tam 25 yıl uğraşmıştır.

1993 yılında göreve başladığı Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümünden 2017 yılında emekli olan Başer, günümüzde Okan Üniversitesi Konservatuvar Tiyatro Bölümünde Metinlerle Dünya Tiyatro Tarihi dersi vermektedir.

İlk edebi denemelerini lise yıllarında kaleme almaya başlayan Başer, Maupassant, Rimbaud, André Gide, Mallarmé gibi Fransız edebiyatının önde gelen yazarlarından birçok çevri yapmış, edebiyat eserlerinden uyarladığı birçok tiyatro oyununu sahneye taşımıştır. Çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış birçok telif ve çeviri metni bulunan Başer’in Evsizlik Defterleri adında şiir, öykü, roman, günlük ve deneme gibi birçok edebi türün bir arada harmanlandığı özgün bir eseri de yayımlanmıştır. Başer, 2004 – 2010 yılları arasında Afife Jale Tiyatro Ödülleri jürisinde de yer almıştır.

Telif Eserleri | Kitap ve Makaleler

  • Lacan, Say Yayınları
  • Evsizlik Defterleri, Periferi Yayınları
  • Proust et Tanpınar: Recoupement et Ecarts, Regards croisés franco-turcs sur l’oeuvre de Marcel Proust | Proust ve Tanpınar: Geçiş ve Sapmalar, Franco-Türklerin Marcel Proust’un Çalışmaları Üzerine Görüşleri
  • Cinsellik Muamması | Psikanalizin Kendisi Queer Değil Mi?
  • Kant Sonrası Metafizik | Derrida: Husserl Fenomolojisiyle Heidegger Ontolojisinden Farklı Bir Metafizikten Çıkış
  • Narsisizm ve Yaratıcılık
  • Hegel contre Hegel | Hegel Hegel’e Karşı
  • Levinas entre Heidegger et Derrida | Heidegger ve Derrida Arasında Levinas
  • Hegel’in Rahatlığı
  • Hegel Sonrası Estetik Sorunu

Çevirileri | Kitap ve Makaleler

  • Roudinesco, Elisabeth; İçimizdeki Karanlık Yan, Sapıklığın Tarihi, Say Yayınları
  • Roudinesco, Elisabeth; Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan, Metis Yayınları
  • Gillot, Pascale; Althusser ve Psikanaliz, Epos Yayınları
  • Levinas, Emmanuel; Ölüm ve Zaman, Ayrıntı Yayınları
  • Blanchot, Maurice; Öteye Adım, Yok Ötesi, Ayrıntı Yayınları
  • Genet, Jean; Zenciler, Ayrıntı Yayınları
  • Jean, Georges; Yazı, İnsanlığın Belleği, Yapı Kredi Yayınları
  • Vezzosi, Alessandro; Leonardo da Vinci, Evren Bilimi ve Sanatı, Yapı Kredi Yayınları
  • Abensour, Miguel; Devlete Karşı Demokrasi, Epos Yayınları (Zeynep Gambetti’yle birlikte)

Kovid-19 Önlemlerimiz

11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen olağanüstü duruma yönelik, resmi makamların aldığı kararlar ve uygulamalar doğrultusunda okulumuzda da şu önlemler alınmıştır:

1. Hijyen Önlemleri

  1. Söz konusu virüs tehdidine ilişkin bir önlem olarak yapılması gereken kişisel hijyen rutinleri hakkında bilgi veren afişler toplu kullanım ve duyuru alanlarına yönergelere uygun biçimde asılmıştır.
  2. Standart temizlik ve hijyen rutinlerinin yanı sıra; yoğun insan temasının gerçekleştiği tüm cihaz, alan ve mekânlar 3 saatte bir yapılan uygulama ile sterilize edilmektedir.
  3. Derslikler düzenli olarak havalandırılmaktadır.
  4. Tüm derslik ve ofis alanlarında el dezenfektanları hazır bulundurulmaktadır.
  5. MEB tarafından eğitim öğretim faaliyetlerine ara verilmesi kararı sonrasında da okulumuzdaki ek hijyen önlemleri aynı şekilde sürdürülmektedir.

2. Akademik Önlemler

  1. Öğrencilerimizin öğrenim faaliyetlerine ara verilen süreçten akademik olarak olumsuz bir şekilde etkilenmemeleri için öğretmenlerce sınıflara ilişkin yıllık planların uygulanmasına yönelik mevcut durum saptanmış ve sürece ilişkin gerekli ek çalışma ve önlemler alınmıştır.
  2. Öğrencilere sürece ilişkin özel bir ödevlendirme yapılmış ve verilen ödevlere ilişkin ek materyaller sağlanmıştır.
  3. Öğretmen – öğrenci iletişiminin sürdürülmesi için sınıflara özel whatsapp grupları kurulmuştur.
  4. Derslerin eksiksiz bir şekilde yürütülmesi için çevrimiçi dersler organize edilmiş ve bu derslere erişim için tüm öğrencilerimiz bilgilendirilmiştir.

3. İdari Önlemler

  1. Eğitim öğretime ara verilen süreç boyunca, tüm öğretmenlerimize idari görevleri dışındaki mesaileri için ücretli izin verilmiştir.
  2. Okul personelimizin çalışma saatleri güncellenmiş ve minimum sayıda  personelle çalışmak için dönüşümlü mesai trafiği organize edilmiştir.

4. Kayıt Görüşmeleri

  1. Okulumuzun yeni öğrencilerine yönelik kayıt görüşmeleri çevrimiçi platforma taşınmıştır. 
  2. Kayıt görüşmeleri için yapılan ziyaretler de maksimum 3 kişi sınırı getirilmiştir.

Tüm insanları etkisi altına alan, ulusça ve dünyaca bir an evvel sonlanmasını ve yaralarının bir an evvel sarılmasını diliyoruz…