Özel Varlık Anadolu Lisesi 2021 – 2022 eğitim öğretim yılı bursluluk ve kayıt kabul sınavı 27 Mart 2021 Cumartesi günü günü yapılacaktır.Aşağıdaki form üzerinden bursluluk sınavımıza başvuru yapabilir, sınava ilişkin ayrıntılı bilgilere takip eden metin boyunca inceleyebilirsiniz.
Varlık Lisesi Bursluluk ve Kayıt Kabul Sınavı Başvuru Formu
Başvuru süresi dolduğu için başvuru formumuz kaldırılmıştır.
Başvuru Koşulları
27 Mart 2021 Cumartesi günü okulumuzda gerçekleştirilecek bursluluk ve kayıt kabul sınavımıza Ankara iline bağlı Çankaya ilçesi ve çevre ilçelerdeki resmi ve özel okullarda öğrenim görmekte olan 8, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri katılabileceklerdir.
Sınav başvuruları için son tarih 26 Mart 2021‘dir. Sınava kurumsal ve bireysel olmak üzere iki şekilde başvuru alınacaktır. Kurumsal başvurular, kurum temsilcileri tarafından Halkla İlişkiler Birimimize şahsen; bireysel başvurular ise ilgili öğrenci ve/veya velisi tarafından telefon ve e-posta bildirimi ile bu sayfadaki form üzerinden yapılabilir.
Bursluluk ve kayıt kabul sınavımıza katılım tümüyle ücretsizdir. Kurumumuz tarafından öğrenci ve/veya veliden sınavın herhangi bir aşamasına ilişkin hiçbir ücret talep edilmez.
Sınavda Uygulanacak Kurallar
Sınav başvurusu kabul edilen öğrenciler, sınav saatinden en az 10 dakika önce Özel Varlık Anadolu Lisesi’nde olmak zorundadır. Sınav başlangıcından 5 dakika önce sınav salonunda bulunmayan öğrenciler sınava kabul edilmeyecektir.
Öğrenciler sınavlara 6 kişilik özel hijyen önlemlerinin alındığı dersliklerde katılacaklardır.
Sınav süresince ve okul binasında bulunulduğu her an maske takmak zorunludur.
Öğrencilerin sınavda ilk 30 dakika ile son 15 dakika içinde sınav salonundan çıkmamaları esastır. Sınav esnasında bu süreler dışında sınavı terk den öğrencilerin sınavları geçersiz sayılacaktır.
Sınav sonunda soru kitapçıkları öğrencilere gönderilmeyecektir.
Sınavın Ertelenmesi
Pandemi koşulları nedeniyle, yetkili mercilerce alınacak sokağa çıkma yasağı vb durumlar söz konusu olduğunda sınav ertelenebilir. Sınavın ertelenmesine ilişkin karar Özel Varlık Lisesi tarafından yetkili mercilerin belirleyeceği esaslar doğrultusunda alınır ve ertelemeye ilişkin ayrıca duyuru yapılır.
Sınav Sonuçlarının Duyurulması
Sınav sonuçlarıen geç 3 Nisan 2021 Cumartesi günü açıklanacaktır. Sonuçlar, sınava katılan öğrencilere ve velilerine e-posta ve kısa mesaj yoluyla iletilecektir.
Sınav sonucunda elde ettiği başarıyla burs almaya hak kazanan öğrenciler ile velileri başta olmak üzere sınav sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin görüşme yapmak isteyen tüm öğrenciler ve velilelere koordinatörlerimiz tarafından randevu verilecektir.
Burs Hakkı Kazanma Şartları
Sınav sonucunda 500 tam puan üzerinden
en az 450 puan alarak birinci olanlar %100,
en az 440 puan alarak ilk ikide yer alanlar %75,
en az az 420 puan alarak ilk üçte yer alanlar %50,
en az 410 puan alarak ilk dörtte yer alanlar %25,
burs hakkı elde ederler.
Bursluluk hakları için barem puanları geçmek ve ilgili sıralama şartlarını taşımak zorunludur. Bursluluk haklarından faydalanabilmek için ilgi öğrencinin 2021-2022 eğitim öğretim yılı için Özel Varlık Anadolu Lisesi’ne en geç 15 Nisan 2021 tarihine kadar kayıt olması esastır.
Okulumuzda burs ödüllerinin doğurduğu hak sadece öğrenim ücretini kapsar. Bu hak, ilgili öğrencinin başarısının sürdüğü müddetçe lise eğitiminin bitimine dek devam eder. Burs hakkı elde eden öğrenciler için sadece yıllık öğrenim ücreti okul tarafından karşılanır. Burs hakkı yıllık öğrenim ücreti dışında, yemek, servis, harçlık vb ücretlerini içermez.
Burs hakkı kazanan öğrencilerin burs hakları lise eğitimlerinin bitimine dek başarılarını sürdürdüğü sürece devam eder. Burslu öğrencilerin başarı kriteri burs kazanılan yıldan itibaren alınan her karnede hiçbir zayıfın bulunmaması ve her yıl yılsonu başarı puanının (YSBP) 100 üzerinden 90 ve 90’ın üzerinde olması yönündedir.
Kurumumuzda burstan yararlanacak öğrenci sayısı her grup düzeyinde en fazla 4 olacak şekilde belirlenmiştir. Bununla birlikte eğitim koordinatörlerimiz gerekli görmeleri durumunda bu sayıyı artırabilir.
Burs hakkı kazanan öğrencinin mevcut okulunda disiplin kaydının bulunması, Özel Varlık Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmeye başladığı süreçten sonra disiplin suçu işlemesi ya da burs sürekliliği için gerekli akademik başarı şartını yerine getirememesi durumunda bursluluk hakkı iptal edilir. Bununla birlikte, burs kazanmış öğrenciler ve bu öğrencilerin velileri bursluluk dönemini kapsayan öğrenim süreci boyunca (bu öğrenim sürecinin öncesi ve sonrası dâhil olmak üzere) burs miktarına ilişkin konularda hiçbir maddi yükümlülük taşımazlar.
Eşitlik Durumunda Uygulanacak Olan Esaslar
Sınav sonucunda eşit puan alarak bursluluk hakkı kazanan öğrencilerin bir önceki yılki yılsonu başarı puanları (YSBP) tespit edilir. Ardından velilerin gelir durumlarını belgelendirerek beyan etmeleri istenir. Bu belgelerden hareketle; 1 asgari ücret ve altında geliri olan velinin öğrencisine 100, 1 asgari ücret ile 2 asgari ücret geliri olan velinin öğrencisine 75, 2 asgari ücret ile 3 asgari ücret geliri olan velinin öğrencisine 50 puan verilir. 3 asgari ücret üstüne puan verilmez. Söz konusu bu puanlar her bir öğrenci için toplanarak bu toplam sonucunda en yüksek puanı olan öğrenci veya öğrenciler arasında sıralama yapılır. Bu işlem sonucunda da eşitlik halen bozulmazsa öğrencilerden yaşça küçük olana öncelik verilir. Bu durumda da eşitlik halen bozulmuyorsa, ilgili öğrenci ve velilerle bir toplantı düzenlenerek ortak bir karar alınması sağlanır.
Sınavın Kapsamı ve Biçimi
Sınav soruları; ilgili tüm sınıflar için 2020-2021 eğitim öğretim yılında uygulanan MEB programına uygun olarak 19 Mart 2021 tarihine kadar işlenen konularla sınırlıdır. Sınavda öğrencilerin geçmiş öğrenilerine (kazanımlarına) ilişkin sorular da sorulabilir.
Sınav, 8. sınıflarda 4 seçenek, diğer sınıflarda 5 seçenek olacak şekilde çoktan seçmeli sorular üzerinden uygulanacaktır.
Sınavlar tüm gruplarda toplamda 80 soru üzerinden yapılacaktır. Bu soru sayılarının zümrelere ve branşlara göre dağılımı şu şekildedir:
8. sınıflar için; 20 Türkçe, 20 Matematik, 20 Fen Bilimleri ve 20 Sosyal Bilimler olmak üzere toplam 80 soru
9. sınıflar için; 20 Türk Dili ve Edebiyatı, 20 Matematik, 20 Fen Bilimleri (7 Fizik, 7 Kimya, 6 Biyoloji), 20 Sosyal Bilgiler (12 Tarih, 8 Coğrafya) olmak üzere toplam 80 soru
10. sınıflar için; 20 Türk Dili ve Edebiyatı, 20 Matematik, 20 Fen Bilimleri (7 Fizik, 7 Kimya, 6 Biyoloji), 20 Sosyal Bilgiler (9 Tarih, 7 Coğrafya, 4 Felsefe) olmak üzere toplam 80 soru
11. sınıflar için;
Sayısal gruplarda; 40 Türkçe, 40 Matematik, 40 Fen Bilimleri (14 Fizik, 13 Kimya, 13 Biyoloji) olmak üzere toplam 120 soru
Eşit Ağırlık ve Sözel gruplarında; 40 Türk Dili ve Edebiyatı, 40 Matematik, 40 Sosyal Bilgiler (14 Tarih, 13 Coğrafya, 13 Felsefe)
Sınav süresi 8, 9 ve 10. sınıf gruplarında 120 dakika, 11. sınıf gruplarında 135 dakikadır.
Kayıt Kabulü ve Kayıt İşlemlerine İlişkin Notlar
Sınavlarımıza katılan öğrencilerin kayıt işlemleri 15 Nisan’a kadar yapılacaktır.
20 Şubatta çevrimiçi bursluluk sınavına katılan öğrenciler, bu sınava da katılmaları durumunda, elde ettikleri en yüksek hak üzerinden kayıt işlemleri yapılacaktır. Bu süreç öncesinde kayıt işlemlerini tamamlayan öğrenciler, daha fazla bir hak elde ettiklerinde, ödeme planları elde ettikleri yeni hak üzerinden güncellenecektir.
Bursluluk ve kayıt kabul sınavlarımıza katılacak tüm öğrencilere başarılar dileriz.
Başta kadın öğretmenlerimizin ve kadın çalışanlarımızın olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!
İnsanlık tarihi boyunca tüm dünyada eşitliğin esas olduğu bir dünya için mücadele eden kadınları ve erkekleri saygıyla andığımız bu gün için eğitim koordinatörümüz Burcu Erbil-Çiftçi, Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi kapsamında Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği raporunu kaleme alan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Göğüş-Tan ile özel bir söyleşi gerçekleştirdi.
İlkini geçen yıl gerçekleştirdiğimiz ve bu yıl pandemi koşulları altında çevrimiçi olarak sürdürdüğümüz 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel etkinliklerimiz okul yönetimimizin aldığı karar doğrultusunda her yıl devam edecektir.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Felsefe Kültür Sanat Derneğiyle işbirliği içinde birlikte gerçekleştirdiğimiz söyleşinin kaydını FKSD Youtube hesabından izleyebilirsiniz
2011 yılında felsefe kökenli bir eğitimin uygulanması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla var ettiğimiz Varlık’ımıza ilişkin son zamanlarda giderek sıklaşan bir soruyu eğitim koordinatörlerimiz kapsamlı şekilde yanıtladı.
İlk yılımızdan itibaren kurumumuz bünyesinde eğitim alarak üniversite giriş sınavlarına katılan tüm öğrencilerimizin verilerini değerlendiren koordinatörlerimiz, hazırladıkları raporda akademik başarının ne demek olduğuna ilişkin de kapsamlı bir yanıt veriyor.
İlgili öğrencinin kurumumuz bünyesinde aldığı eğitim süresi, lise başlangıcındaki yüzdelik dilimi ve üniversite sınav sonuçlarında elde ettiği başarı sıralamalarının temel üç parametre olarak kullanıldığı rapor, elde edilen en yüksek başarılarla, tüm öğrencilerin ortalama başarılarını da tablolar halinde gösteriyor.
Felsefe kökenli bir eğitim anlayışının yaygınlaşması noktasında diğer eğitim kurumlarınca da örnek alınmasını umduğumuz raporumuzu buradan inceleyebilirsiniz.
2021 yılının başlangıcından itibaren okulumuzun katkılarıyla sesli ve görüntülü canlı e-seminer uygulamaları üzerinden faaliyetler yürüten Conatus Academy platformunun Mart 2021 programı açıklandı.
Öğretmenlerimizin ve velilerimizin yüzde 50 indirimli olarak faydalanabileceği platformun Mart 2021 programı şu şekilde:
Okulumuzun katkılarıyla sesli ve görüntülü canlı e-seminer uygulamaları üzerinden faaliyetler yürüten Conatus Academy platformunun Şubat 2021 programı açıklandı.
Öğretmenlerimizin ve velilerimizin yüzde 50 indirimli olarak faydalanabileceği platformun Şubat 2021 programı şu şekilde:
2021 – 2022 eğitim öğretim yılı için özel lise kayıt işlemlerinde geçerli olacak çevrimiçi bursluluk sınavımız 20 Şubat 2021 Cumartesi günü saat 10.00’da Moodle sistemimiz üzerinden yapılacaktır.
Aşağıdaki form üzerinden çevrimiçi bursluluk sınavımıza başvuru yapabilir, sınava ilişkin ayrıntılı bilgilere takip eden metin boyunca inceleyebilirsiniz.
Varlık Lisesi Çevrimiçi Bursluluk Sınavı Başvuru Formu
Not: Çevrimiçi sınav hazırlıklarının tamamlanabilmesi için buradaki form 16 Şubat günü saat 10.00’da kaldırılmıştır. Sisteme tanımlanabilmeniz için başvurularınızı en geç 17 Şubat saat 12.00‘a kadar doğrudan okulumuzla iletişime geçerek yapabilirsiniz.
Başvuru Koşulları
20 Şubat 2021 Cumartesi günü okulumuzun Moodle sistemi üzerinden gerçekleştirilecek çevrimiçi bursluluk sınavımıza Ankara iline bağlı Çankaya ilçesi ile Çankaya çevresindeki ilçelerdeki resmi ve özel okullarda öğrenim görmekte olan 8, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri katılabileceklerdir.
Sınav başvuruları için son tarih 15 Şubat 2021‘dir. Sınava kurumsal ve bireysel olmak üzere iki şekilde başvuru alınacaktır. Kurumsal başvurular, kurum temsilcileri tarafından Halkla İlişkiler Birimimize şahsen; bireysel başvurular ise ilgili öğrenci ve/veya velisi tarafından telefon ve e-posta bildirimi ile bu sayfadaki form üzerinden yapılabilir.
Çevrimçi bursluluk sınavımıza katılım tümüyle ücretsizdir. Kurumumuz tarafından öğrenci ve/veya veliden sınavın herhangi bir aşamasına ilişkin hiçbir ücret talep edilmez.
Sınav Kuralları
Sınav başvurusu kabul edilen öğrenciler, kendilerine ait kullanıcı adı ve şifre bilgisiyle sınav saatinden en az 5 dakika önce Özel Varlık Anadolu Lisesi Moodle platformunda giriş yapmak zorundadır.
Sınav esnasında internet bağlantısının kesilmesi veya başka bir nedenle internet hattının (IP) değiştirilmesi gerektiğinde Özel Varlık Anadolu Lisesi telefonla aranarak haber verilmeli ve değişiklik için izin alınmalıdır.
İnternet bağlantısı kopan öğrenci, durumunu hemen Özel Varlık Anadolu Lisesi yetkililerine önceden kendisine bildirilen telefon numaraları üzerinden ulaşarak bildirmelidir.
Çevrimiçi sınav süresince öğrenci tek başına, sessiz ve kapalı ortamda bulunmalı, sınav güvenliği ile ilgili bir ihtiyaç halinde Özel Varlık Anadolu Lisesi yetkilisine bulunduğu ortamı gösterecek şekilde hazır olmalıdır. Öğrencinin bulunduğu ortamı göstermeme hakkı vardır. Bununla birlikte Özel Varlık Anadolu Lisesi yetkililerinin sınav güvenliği konusunda bir şüphesi olması halinde öğrencinin bilgisayar log kayıtlarının ölçme değerlendirme komisyonu tarafından incelenebilir.
Öğrencilerin sınavda ilk 30 dakika ile son 15 dakika içinde çevrimiçi sınav platformundan çıkmamaları esastır. Sınav esnasında kendi isteğiyle çevrimiçi sınav platformunu terk eden öğrenci hiçbir şekilde tekrar sınava dâhil edilemez. Sınav sonunda soru kitapçıkları öğrencilere gönderilmeyecektir.
Sınavın Geçersiz Sayılacağı Haller
Özel Varlık Anadolu Lisesi Moodle platformunda çevrimiçi sınav süresince sınava katılım sağlanan bilgisayar tarayıcısında (browser) yalnızca sınav ekranının açılmasına izin verilir. Sınav esnasında sınav ekranını kapatan, küçülten ya da başka bir ekrana geçmeye çalışan kişilerin bağlantıları sistem tarafından otomatik olarak kesilecek ve sınavları iptal edilir.
Ayrıca çevrimiçi sınav esnasında;
başvuru şartlarını taşımadığı hâlde sınava girme
başvuru esnasında belirtilen bilgilerle sınav başlangıcında belirtilen bilgilerin birbiriyle uyuşmaması
öğrencinin yerine başkasının sınava girmesi ya da öğrencinin başkası adına soruları cevaplaması,
çevrimiçi sınavın teknik hilelerle manipüle edilmesi
öğrenci tarafından sınav esnasında sisteme tanıtılan bilgisayarın dışında akıllı telefon, bilgisayar ya da tablet gibi diğer teknolojik cihazlar yardımıyla kopya çekilmesi
İnternet bağlantısı kopan öğrencinin bağlantısının kopmasına müteakip 5 dakika içinde yetkililere durumu bildirmemesi
sınava ilişkin öğrencinin yönetmelik/yönergede belirtilen sınav kurallarını ihlal ettiğinin belirlenmesi
hallerinde ilgili öğrencinin sınavı geçersiz sayılır.
Çevrimiçi sınavı manipüle etmek, hile yapmak vb gibi kasıtlı eylemlere ilişkin Özel Varlık Anadolu Lisesi hukuki haklarını saklı tutar.
Sınavın Ertelenmesi ve Tekrarı
Çevrimiçi sınav esnasında,
internet ağının ülke geneli ya da Ankara özelini etkileyecek tarzda saldırıya uğraması ve onarımı ile etkilerinin kısa sürede giderilememesi
öğrenciye bağlı olmayan lokal internet kesintilerinde, gerekli mazeretin teknik olarak Özel Varlık Anadolu Lisesi tarafından onaylanması
sınav esnasında üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarından kaynaklı sınavın uygulanmasına olanak tanımayacak düzeyde teknik sorunlar yaşanması
hallerinde okulumuz tarafından sınav ertelenebilir ya da sınav bitimi sonrasında yapılan inceleme üzerinden tekrar edilme kararı alınabilir. Sınavın ertelenmesi ya da tekrar edilmesine ilişkin karar Özel Varlık Lisesi yetkilileri tarafından yaşanan sorunlara ilişkin yapılan araştırma sonrasında ilgi yönetmeliklere uygun olacak şekilde yapılır.
Sınav Sonuçlarının Duyurulması
Sınav sonuçlarıen geç 27 Şubat 2021 Cumartesi günü açıklanacaktır. Sonuçlar internet sitemizde öğrencilerin kullanıcı kodları belirtilerek ilan edilecek olup ayrıca sınava katılan öğrencilere ve velilere kısa mesaj yoluyla da iletilecektir.
Sınav sonucunda elde ettiği başarıyla burs almaya hak kazanan öğrenciler ile velileri başta olmak üzere sınav sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin görüşme yapmak isteyen tüm öğrenciler ve velilelere koordinatörlerimiz tarafından randevu verilecektir.
Burs Hakkı Kazanma Şartları
Sınav sonucunda 500 tam puan üzerinden
en az 450 puan alarak birinci olanlar %100,
en az 440 puan alarak ilk ikide yer alanlar %75,
en az az 420 puan alarak ilk üçte yer alanlar %50,
en az 410 puan alarak ilk dörtte yer alanlar %25,
burs hakkı elde ederler.
Bursluluk hakları için barem puanları geçmek ve ilgili sıralama şartlarını taşımak zorunludur. Bursluluk haklarından faydalanabilmek için ilgi öğrencinin 2021-2022 eğitim öğretim yılı için Özel Varlık Anadolu Lisesi’ne en geç 15 Mart 2021 tarihine kadar kayıt olması esastır.
Okulumuzda burs ödüllerinin doğurduğu hak sadece öğrenim ücretini kapsar. Bu hak, ilgili öğrencinin başarısının sürdüğü müddetçe lise eğitiminin bitimine dek devam eder. Burs hakkı elde eden öğrenciler için sadece yıllık öğrenim ücreti okul tarafından karşılanır. Burs hakkı yıllık öğrenim ücreti dışında, yemek, servis, harçlık vb ücretlerini içermez.
Burs hakkı kazanan öğrencilerin burs hakları lise eğitimlerinin bitimine dek başarılarını sürdürdüğü sürece devam eder. Burslu öğrencilerin başarı kriteri burs kazanılan yıldan itibaren alınan her karnede hiçbir zayıfın bulunmaması ve her yıl yılsonu başarı puanının (YSBP) 100 üzerinden 90 ve 90’ın üzerinde olması yönündedir.
Kurumumuzda burstan yararlanacak öğrenci sayısı her grup düzeyinde en fazla 4 olacak şekilde belirlenmiştir. Bununla birlikte eğitim koordinatörlerimiz gerekli görmeleri durumunda bu sayıyı artırabilir.
Burs hakkı kazanan öğrencinin mevcut okulunda disiplin kaydının bulunması, Özel Varlık Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmeye başladığı süreçten sonra disiplin suçu işlemesi ya da burs sürekliliği için gerekli akademik başarı şartını yerine getirememesi durumunda bursluluk hakkı iptal edilir. Bununla birlikte, burs kazanmış öğrenciler ve bu öğrencilerin velileri bursluluk dönemini kapsayan öğrenim süreci boyunca (bu öğrenim sürecinin öncesi ve sonrası dâhil olmak üzere) burs miktarına ilişkin konularda hiçbir maddi yükümlülük taşımazlar.
Eşitlik Durumunda Uygulanacak Olan Esaslar
Sınav sonucunda eşit puan alarak bursluluk hakkı kazanan öğrencilerin bir önceki yılki yılsonu başarı puanları (YSBP) tespit edilir. Ardından velilerin gelir durumlarını belgelendirerek beyan etmeleri istenir. Bu belgelerden hareketle; 1 asgari ücret ve altında geliri olan velinin öğrencisine 100, 1 asgari ücret ile 2 asgari ücret geliri olan velinin öğrencisine 75, 2 asgari ücret ile 3 asgari ücret geliri olan velinin öğrencisine 50 puan verilir. 3 asgari ücret üstüne puan verilmez. Söz konusu bu puanlar her bir öğrenci için toplanarak bu toplam sonucunda en yüksek puanı olan öğrenci veya öğrenciler arasında sıralama yapılır. Bu işlem sonucunda da eşitlik halen bozulmazsa öğrencilerden yaşça küçük olana öncelik verilir. Bu durumda da eşitlik halen bozulmuyorsa, ilgili öğrenci ve velilerle bir toplantı düzenlenerek ortak bir karar alınması sağlanır.
Sınavın Kapsamı ve Biçimi
Sınav soruları; ilgili tüm sınıflar için 2020-2021 eğitim öğretim yılında uygulanan MEB programına uygun olarak birinci dönem bitimi sonuna dek işlenen konularla sınırlıdır. Sınavda öğrencilerin geçmiş kazanımlarına ilişkin sorular da sorulabilir.
Çevrimiçi sınav çoktan seçmeli, eşleştirme, açık uçlu vb şekilde hazırlanan karma sorular üzerinden uygulanır. Sınavlar tüm gruplarda toplamda 60 soru üzerinden yapılacaktır. Bu soru sayılarının zümrelere ve branşlara göre dağılımı şu şekildedir:
8. sınıflar için; 15 Türkçe, 15 Matematik, 15 Fen Bilimleri ve 15 Sosyal Bilimler olmak üzere toplam 60 soru
9. sınıflar için; 15 Türk Dili ve Edebiyatı, 15 Matematik, 15 Fen Bilimleri (5 Fizik, 5 Kimya, 5 Biyoloji), 15 Sosyal Bilimler (8 Tarih, 7 Coğrafya) olmak üzere toplam 60 soru
10. sınıflar için; 15 Türk Dili ve Edebiyatı, 15 Matematik, 15 Fen Bilimleri (5 Fizik, 5 Kimya, 5 Biyoloji), 15 Sosyal Bilimler (5 Tarih, 5 Coğrafya, 5 Felsefe) olmak üzere toplam 60 soru
11. sınıflar için; 15 Türk Dili ve Edebiyatı, 15 Matematik, 15 Fen Bilimleri (5 Fizik, 5 Kimya, 5 Biyoloji), 15 Sosyal Bilimler (5 Tarih, 5 Coğrafya, 5 Felsefe) olmak üzere toplam 60 soru
Sınav süresi tüm gruplar için 100 dakikadır. Sınav sonuçları soruların puan dağılımına ve soru türüne göre yapılır. Sınav esnasında her sorunun puan değeri açıkça belirtilir.
Bursluluk sınavlarımıza katılacak tüm öğrencilere başarılar dileriz.
Okul yönetimimizin, bir yazar olarak kaleminin ve varoluşunun her zaman özgürlükçü, duyarlı ve cesur; bir entelektüel olarak hiçbir mecraya sığınmamış ve hiçbir mecraca kutsanmayı kabul etmemiş olması nedeniyle Leylâ Erbil’in ismini taşıyan bir konferans salonu oluşturma kararı sonrasında geçen yıl ilkini yaparak başladığı ve her yıl yazarın doğum günü haftasında Felsefe Kültür Sanat Derneği (FKSD) ile birlikte düzenli olarak sürdürmeyi amaçladığı Leylâ Erbil’den Kalan etkinliğimizi bu yıl pandemi koşulları nedeniyle Leylâ Erbil Konferans Salonu yerine çevrimiçi platformlarda gerçekleştiriyoruz.
Anma programımız kapsamında, öğrencilerimiz tarafından hazırlanan Leylâ Erbil’i Okurken adlı sergimiz dijital ortama aktarılarak ziyarete açılmış olup edebiyat öğretmenlerimizden Bahar Palabıyık’ın Leylâ Erbil Kitabı‘nın yazarı Doç. Dr. Elmas Şahin’le yaptığı söyleşi 10 Ocak’ta FKSD youtube kanalında yayımlanacaktır.
Anma programımız eğitim koordinatörlerimizden Burcu Erbil-Çiftçi’nin, yazarın ismini konferans salonumuzda kullanma izni veren Leylâ Erbil’in kızı Fatoş Erbil-Pınar’la yaptığı özel söyleşiyle tamamlanacaktır. Fatoş Erbil-Pınar Özel Söyleşisi yazarın doğum günü olan 12 Ocak’ta yine FKSD youtube kanalında yayımlanacaktır.
Leylâ Erbil’i Okurken sergisini ziyaret etmek için tıklayınız.
Etkinlik Künyesi
Düzenleyenler
Özel Varlık Anadolu Lisesi
Felsefe Kültür Sanat Derneği (FKSD)
Etkinlik Komisyonu
Taner Beyter | Varlık Lisesi Etkinlik Komisyonu Başkanı – Özel Varlık Anadolu Lisesi Coğrafya Öğretmeni
Bahar Palabıyık | Varlık Lisesi Etkinlik Sorumlusu – Özel Varlık Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni
Deniz Verimli | Varlık Lisesi Etkinlik Sorumlusu – Özel Varlık Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni
Kübra Bıyık | Varlık Lisesi Etkinlik Sorumlusu – Özel Varlık Anadolu Lisesi Görsel Sanatlar Öğretmeni
Burcu Erbil-Çiftçi | FKSD ve Varlık Lisesi Etkinlik Sorumlusu – Özel Varlık Anadolu Lisesi Eğitim Koordinatörü / FKSD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Katılımcılar
Leylâ Erbil’i Okurken sergisi | Özel Varlık Anadolu Lisesi öğrencileri
Leylâ Erbil’in Kitabını Yazmak | Doç. Dr. Elmas Şahin – Çağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi
Fatoş Erbil-Pınar Özel Söyleşisi | Fatoş Erbil-Pınar
Kuruluş ilkelerimiz doğrultusunda bir özel lise olmanın sorumluluğunu tam olarak üstlenme noktasında hareket eden okul yönetimimiz, sesli ve görüntülü canlı e-seminer uygulamaları üzerinden geçtiğimiz yıl faaliyetlerine başlayan ve kısa sürede hızla saygın bir öğrenme platformu olarak alternatif akademik dünyada yerini alan Conatus Academy yetkilileriyle yapılan görüşmeler sonrasında, ilgili platformun ana sponsorluğunu üstlenme kararı almıştır.
Yapılan işbirliği anlaşması doğrultusunda Varlık Lisesi öğretmenlerinin ve Varlık Lisesi velilerinin yüzde 50 indirimli olarak faydalanabileceği platformun Ocak 2021 programı şu şekildedir:
Genel ve özel olmak üzere iki amaç uğruna gerçekleştirilen eğitim etkinliği, bu amaçlarını öğretim ve öğrenim üzerinden şekillendirmeyi esas alır. Eğitimde genel amaç, insanların bir arada yaşama olanaklarını artırmaktır. Bunun için eğitim etkinliği, öncelikle öğrencilerin erdemli birer insan olması için gerçekleştirilir. Nitekim özel amaç da bu genel amacı tamamlayıcı bir unsur olarak var olur: bireylerin erdemli bir insan olarak bir arada yaşama alanlarına katılması –sözgelimi bir mesleği ve o mesleğin gerektirdiği görevleri erdemli bir şekilde yürütmek.
Uyarı: Bu metin Varlık Akademi Projesi (VAP) için üretilmiş özgün bir içerik olup telif hakları kapsamında korunmaktadır. Metnin telifi yazarına aittir. Yazardan yazılı izin alınmadığı sürece, metnin başka bir sitede ya dabasılı bir yayın organında kullanılması yasaktır. Tanıtım amaçlı yapılacak kısa alıntılarda site isminin ve bu sayfaya ait linkin tam olarak belirtilmesi zorunludur.
Elbette ilk paragrafta sarf edilen ifadeler, mantıksal bir zorunluluğu içermez ve bu sebepten eğitim, pek çok kişi için çok farklı anlamlar ifade edebilir. Bununla birlikte mevcut eğitim kuramları üzerine demagoji yapmanın eğitimin ne olduğunu düşünmek demek olmadığı da göz ardı edilmemelidir asla. Bu noktada, bir konu üzerine yapılan her düşünme eylemi gibi, eğitim üzerine yapılan bir düşünme eyleminin de bir argüman zinciri oluşturma çabasını sarf etmesi gerekir. Ve zorunlu olarak her argüman zincirinin bir başlangıç noktasının da olması gerekir. Bu metin, bilinçli olarak gösterilen böyle bir çabanın ürünü olup kendine başlangıç noktası olarak aldığı temel sayıltı şudur:
Eğitim, bir insanın bir arada yaşama alanlarına katılma olanağını var ettiği ve bu olanakları geliştirdiği ve arttırdığı ölçüde bir anlam ifade eder.
***
Tarih boyunca eğitim üzerine düşünen ve bilhassa eğitim kuramlarından söz edebileceğimiz insanların hemen hepsi, değerler üzerine kurulu paradoksal bir ütopya oluşturmaktan öteye gidememiştir. Değerlerden yola çıkıp, değerler adına inşa edilen bu kuramların acı bir mirası olarak 21. yüzyıl dünyasında halen bir eğitim terminolojine sahip değiliz.
Eğitim üzerine düşünürken, kurucu bir unsur olarak neden ilkelerden değil de değerlerden başlamak gerekmektedir? Kuşkusuz böyle bir yaklaşımı haklılaştırabilecek sağlam bir argüman zinciri kurulamaz. Çünkü böyle bir düşünme çabası, değerler adına ilkeleri tasfiye etmeye yol açar. Bu yüzden değerler üzerine kurulu ilkesel zeminden yoksun düşünme çabalarının elde edilebileceği her tür sonuç paradoksal ütopyalar dışında bir şey olmayacaktır –ve görünen o ki, olmamıştır da!
Şu halde, değerler adına ilkelerin tasfiyesiyle yola çıkamayız! Çünkü bir değerin aksine bir ilke, bir ön-kabule değil, bir seçime işaret eder. Bu yüzden ilke, kendini düşünür, kendini dikkate alır ve her şeye kendiyle başlar. Değerler ise sadece uygulanır ve uygulanıp uygulanmadıkları gözlemlenir –ve hatta denetlenir. Değerler ahlaki bir zemin üzerinde bulunurken, ilkeler etik bir zeminde bulunur. Bu yüzden değerlerden başlayıp ilkelere ulaşamayız, aksine ilkelerden başlayıp değerlere ulaşabiliriz. Bu noktada, bu metnin temel sayıltısı aynı zamanda ilkesel bir başlangıç noktasına da işaret eder: insanların bir arada yaşama olanaklarını artırmaya çalışan bir etkinlik olarak eğitim.
***
Bir etkinliğe yönelik bir arada yaşama olanaklarını var etme, geliştirme ve artırma yönünde saptanan bir amaç, zorunlu olarak etik bir endişeyi taşır içinde. Etkinlik kavramının dinamizmi, ilke kavramının gelip geçici olmamasını gerektirir. Şu halde, ilkeler sabit olmalıdır, çünkü aksi bir durum ilke kavramının boş bir şekilde kullanımına işaret eder ve boş bir şekilde kullanılan ilke kavramı, sadece kendisinin gelip geçiciliğini değil aynı zamanda geçersizliğini de göstermiş olur.
Esasen, gelip geçici ilkeler üzerine kurulu olan eğitim yaklaşımları sahte temeller üzerine inşa edilmiş değerler üretir. Bu eğitim yaklaşımlarının durmaksızın çelişkilerini gidermek için çırpınıp durması, yeni koşul ve durumlara ilişkin sürekli olarak yetişmeye çalışmasındaki paradoksal zeminin sebebi de budur. Çünkü gelip geçici olmayan ilkesel bir başlangıçtan yoksun her girişim, gelişimi sürekli gerçekleştirilmesi gereken köklü bir değişim olarak algılama hatasına düşer.
Elbette, gelişim için değişim esastır, fakat köklü olanı değil! Öte yandan, eğitimin teorik değil pratik bir etkinlik olduğunu da unutmamak gerekiyor. Gelip geçici savsak ilkeler ya da kendi kendine böbürlenen değerlerle yola çıkıp, durmaksızın çelişkileri gidermeye, yeni koşul ve durumlara ayak uydurmaya çalışırken, dünya dönmeyi durdurmayacak ve zaman uçup gitmekten vazgeçmeyecektir. Ve bu şekilde geçen her zaman diliminde dünya daha bir bozulacak, bir arada yaşama olanaklarımız daha bir kısıtlanacaktır. Bu noktada, en açık haliyle ifade etmek gerekir ki, eğitim söz konusu olduğunda “yetişmeye çalışmak” her koşul, her durum ve her zamanda tümüyle bir hatadır!
***
Eğitimin neliğini anlayış biçimlerimiz bir bütün olarak hayatı anlayış biçimlerimizle büyük bir paralellik gösterir. Eğitim, birçok pedagogun sıklıkla ifade ettiği gibi tüm hayat boyunca süren bir etkinliktir. Ancak bu ifadedeki vurgu genellikle “tüm hayat boyunca” kalıbı üzerinde odaklanır, oysaki esas vurgu eğitimin hayat boyu sürmesinde değil, bir “etkinlik” olmasında yatmaktadır.
Şu halde şu soruyu sormalıyız derhal: Bir insanı eğitim etkinliğine katılmaya, yani eğitilmeye, dolayısıyla öğrenmeye motive eden şey nedir? Aceleci çağdaş bir bakış açısı bu soruyu “zorunluluk” olarak yanıtlamakta kuşkusuz ki pek çok materyal bulabilir kendine. Ne de olsa okuma-yazmayı öğrenirken hiç kimse bizzat şahsımıza danışma gereği duymamış ve öğrenim hayatımızın büyük çoğunluğuna hiçbir rıza göstermeden eşlik etmişizdir. Bununla birlikte, hemen her birimiz, okuma-yazma, toplama-çıkarma, sayma vb gibi şeyleri öğrenmenin hiç de bir gereksizlik olduğunu düşünmeyiz. İlginç! 21. yüzyıl yaşayıcıları olarak kullanmayı pek sevdiğimiz paradoksal bir zemin var burada:
“Evet, okuma-yazma, sayma ya da kendimizce gerekli gördüğümüz bir takım temel şeyleri öğrenmeliyiz, ancak daha fazlası niye gerekli olsun ki, bilhassa da istemiyorsak?”
Günümüzde her zamankinden çok eğitime yönelik haklılaştırılmaya çalışılan bir ilgisizlikle karşı karşıyayız. Eğitimin –bilhassa “temel” kısmından sonrasının– gereksiz olduğu düşüncesi zannedilenden çok daha fazla taraftar buluyor artık. Bu noktada bu sözde argümanların, birer safsatadan başka bir şey olmadığını göstermekte fayda var .
Bunun için, şu ayrıntı çok önemli: yazının başlığında dile getirilen “Niçin öğrenmeliyim?” sorusu aslında “Niçin daha fazla şey öğrenmeliyim?” sorusunun bir kısaltmasıdır. Çünkü insan, doğası gereği zaten öğrenen bir varlıktır. Ve öğrenen varlıklar olarak, okuma-yazma, sayma gibi şeyler çoklukla zannedildiği gibi temel öğreniler değildir –aksine bunlar oldukça gelişmiş öğrenilerdir. Elbette her birimiz, henüz dilin gelişmediği, yazının var olmadığı süreçlerde yaşayan insanların zorunlu olarak bir şeyler öğrenen fakat okuma-yazma, sayma gibi şeyleri öğrenmemiş insanlar olduklarını biliriz. Bu noktada düşünülmesi gereken şu: onlarla aramızdaki fark ne? Daha çok şey öğrenmiş olan bizler, onlara göre bir sürü gereksiz öğreniyle mi sürdürüyoruz yaşamımızı; yoksa daha çok şey öğrenmiş olmakla daha olanaklı bir hayat mı yaşıyoruz? Şu halde “Niçin daha fazla şey öğrenmeliyim?” sorusunun yanıtı gayet açık bir şekilde gösteriyor kendini: daha fazla olanak için! Peki, daha fazla olanağın yol açacağı sonuç nedir? Yanıt: özgürleşme…
Eğitimin bir insanın bir arada yaşama alanlarına katılma olanağını var etmesi ve bu olanakları arttırabilmesi için bir insanın bilinçli bir şekilde özgürlüğünü kullanarak –bir başka ifadeyle özgürleşerek hareket etmesi gerekir çünkü . Bu yüzden öğrenirken herhangi bir şekilde değil, sorgulayıcı ve eleştirel bir şekilde olunması da gerekir. Çünkü özgürlük kavramı sorumluluk kavramıyla birlikte var olmasından ve burada yaşam boyu süreklilik arz eden bir sorumluluğun ifade edilmesinden dolayı, bu sorumluluğun tesisi ancak ve ancak eleştirel ve sorgulayıcı bir yaklaşımla gerçekleştirilebilir.
Eleştirel bir yaklaşım, önyargılardan arınmayı ve mantıksızlıktan kaçınmayı esas alır. Yani eğitim için önyargıları rafa kaldırarak işe koyulmak gerekiyor. Mevcut yanıtlara değil, sorulara odaklanmak. Yani bir takım değerleri benimsemek veya benimsetmek üzerine kurulu bir etkinlik değil eğitim. Açık ki, böyle bir zeminde eleştirel bir yapı inşa edilemez .
***
Şu halde, her öğrencinin, her ne olursa olsun, eleştirel muhakeme olanaklarına erişmelerini sağlamak, eğitimin amacı açısından büyük önem taşıyor. Çünkü bu zihinsel erişim, özgürlük ve özgürleşme için vazgeçilmez bir ön şart olarak gösteriyor kendini. Nitekim bu şartın görmezden gelinmesi, her durumda daha fazla öğrenmeyi teşvik eden bir anlayış yerine vasatlığı esas alan bir anlayışın tercih edilmesine karşılık geliyor. Ve vasatlık, eğitim söz konusu olduğunda en tehlikeli sonuçları doğuran unsurların en başında gelir; bunu için dilerseniz özgür ve sorumlu birer birey olarak davranmayı öğrenemediğimiz durumlarda nasıl bir dünyanın ortaya çıktığını hatırlayabilir ya da gelişmiş teknolojik araçlarımızla nasıl bir dünyanın ortaya çıkabileceğini düşünebiliriz uzun uzun.
Eğitimin amacını bir arada yaşama alanlarımıza şu ya bu şekilde entegre olabilecek sıradan insanlar yetiştirmek olarak belirlediğiniz ölçüde eğitimde vasatlığı savunmak mümkündür. Peki eğitimin amacını, “sıradan insan” yetiştirmek olarak belirleyebilir miyiz? Ya da bireysel olarak sıradanlığı bir amaç olarak edinebilir miyiz? Düşününüz.
Vasatlığın verebileceği en iyi sonuç, kuru birer entelektüel donanım sahibi bireylerden başka bir şey değildir. Eleştirellik ise çok daha fazlasını sunar bize: çünkü eleştirellik bireyin sadece entelektüel donanım sahibi olmasını değil, aynı zamanda bu donanımı geliştirebilmesi, güncelleyebilmesi ve gerektiğinde değiştirebilmesi gibi oldukça kritik önemler arz eden araçları da sunar zihinlerimize. Nitekim vasat bir öğreni süreci sonucunda elde edilen belirli düzeydeki entelektüel donanımlar, bireye belli bir takım durumlar içinde yaşamını sürdürme olanaklarını sunarken; eleştirel bir öğreniyle elde edilen entelektüel donanım ve meziyetler bireye pek çok farklı durumlar içinde varolabilme olanaklarını sunar.
Entelektüel bir manipülasyondan başka bir şey olmayan eğitimde vasatlık yaklaşımları, özgür yurttaşları değil köleleri eğitir! Sorularla dolu bir zihin yerine, yanıtlarını mutlak birer değer olarak bulmuş zihinlerce kuşatılmış bir dünyada tanık olacağımız şey, bir arada yaşama olanaklarımızın artışı değil, giderek azalması olacaktır.
Fakat ortada büyük bir hata vardır: eğitimin yol açtığı politik gerilimler, aceleci bir şekilde öne sürüldüğü ve sıklıkla zannedildiği gibi yıkıcı değil, yapıcı gerilimlerdir. Yapıcıdır, çünkü gerilimlerinin odak noktasında, bireysel ayrıcalıklar değil, bir arada yaşama olanaklarını geliştirmeye ve artırmaya odaklanan etik endişeler ve entelektüel duyarlılıklar bulunur. Bu yüzden bu gerilimler demokratik bir zemin üzerindedir.
Bu noktadan sonra halen eğitimde vasatlığı şu ya da bu şekilde savunanlara karşı şu sorular sorulabilir haklı olarak:
Tam olarak neleri öğrenmemiz gerçekten de hiç gerekmemektedir?
Öğrenme söz konusu olduğunda ne zaman “bu kadarı yeterli” diyebiliriz?
Öğrenme eylemimiz ne aşamada durdurulması gereken bir eylemdir?
Eğitim ve onun bu işlevini gerçekleştirme eylemimiz olan öğrenme ne durumda bir gereklilik olmaktan çıkar?
Eğitim, eleştirel bir kültür içinde yeşerdiği gibi, eleştirel bir kültürü de hedefler. Ve elbette eleştirel bir kültür, politik gerilimleri besleyen bir kültürdür. Bu yüzden eğitime ilişkin pratik yaşamlarımızda bulunan başat bir sorun vardır: eğitim politik gerilimlere yol açan bir etkinliktir. Nitekim eğitimi belirli bir dozda kalması istenen bir etkinliğe dönüştürme çabalarının kökeninde de bu gerilimler bulunur. Ve bu yüzden birçok insan tarafından, bilhassa politik aktörler tarafından eğitimden çekinilir. Çekinilir, çünkü o, herhangi bir insana mevcut halinden çok daha nitelikli insan olma yollarını açar.
Eğitimin amacını ıskalayan ve onu sanki bir usta-çırak ilişkisi içinde pratik bir meziyeti edinme süreci olarak kavrayan vasat yaklaşımların tümü anlamsızlıklar içinde kıvranmaya mahkûmdur. Çünkü “bu kadarını öğrenmeye gerek yok” denebilecek şeylerin büyük çoğunluğu bir skandaldan ya da bir köleleştirme projesinden başka bir şey değildir. Üstelik bu vahim projeyi bizzat kendi kendimize bile uyguluyor olabiliriz!
Bir amacı olan eğitim etkinliğinin, vasatlık tarafından ortaya konan pek çok cezbedici söylemle daima mücadele etmek zorunda olduğu açıktır. Çünkü eğitim sayesinde elde edilen entelektüel donanım ve meziyetlerin dağıtılma biçimi belirli demokratik hisselere karşılık gelmektedir. Bu da eğitmenlerin belirli ilkelere uyma konusunda etik bir endişeyle hareket etmesini gerektiriyor.
Bu noktada eğitim etkinliğinin, hem toplumsal hem de uzman desteği içinde yürütülmesi gerektiği de tam bir açıklık kazanıyor. Nitekim eğitmenler bir yandan bir arada yaşama olanaklarının sürdürülmesi noktasında teorik bir düzlemde toplumsal olanı; bir yandan da sanatçılar, bilim insanları, filozoflar gibi insanlık tarihini şekillendiren düşünce üreticilerinin eleştirel bir temsiliyetini üstlenmekle yükümlü olan insanlardır. Bu yükümlülük içinde bir eğitmen, öncelikle ve esas olarak eğitimin amaçlarına yönelik, bilginin ve bilgi-dostu olmanın meşruiyetini var eden ve daima var etmesi gereken kişidir. Öyle ki, bu meşruiyet aynı zamanda insanlık için en başat yaşam projesi olan eğitimin bizzat kendisinin meşruiyetine de işaret eder. Şu halde bir eğitmen, düşünce üreticilerinin eleştirel temsiliyetini gerçekleştirerek, tüm insanların özgürlüğünü güvence altına alan ilkelerin taşıyıcısı ve koruyucusu olarak iş görmesi gereken aktördür.
Eğitim, amacı olan bir etkinlik olarak, her insan tekine ait bir hak ve sorumluluktur. Bununla birlikte herkes için özgürleştirici bir okul fikrinin insanlık tarihi için sadece iki yüzyıl, Türkiye içinse sadece bir yüzyıllık bir geçmişi bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Ve şunu da asla unutmamak gerekiyor ki, tarihin büyük çoğunluğunda bir tür entegrasyon aracı olmaktan daha fazlası olmayan eğitim kurumları, halen bu mirası şu ya da bu şekilde bünyelerinde taşıyor. Bu yüzden, insanları belirli kalıplar içine sokmak için eğitimi bir araç olarak kullanan pek çok politik yaklaşım halen çok güçlü ve çok yaygın. Şu halde eğitim, kendi içinde bizzat kendine karşı da bir mücadele yürütmek durumundadır.
Bilgiyle ilişkilenmek istemediğimiz her an mevcut yanıtlarımız içinde boğulup kalacağımız açık bir gerçekliktir. Bu yüzden eğitimcilerin öğretmesi ve öğrencilerin öğrenmesi gereken ve eğitimde her şeyden daha önemli olan ve sadece başat olduğu için değil, aynı zamanda günümüzde en çok eksikliği hissedilen unsur olduğu için eğitimin amacını hatırlamamız gerekiyor: özgürleşmek; özgürleşmek için sorumluluklar üstlenmek. Dünya üzerinde kendimize korunaklı bir bölge inşa edebilmek için sosyal zorunluluklarla bir arada yaşamayı değil, sorumluluklarımızla bir arada yaşamayı seçmek. Etik bir endişeyle bir arada yaşama alanlarına katılmak.
Amacından koparılmış bir eğitimin yol açacağı en büyük sorun, sorumluluklarından arındırılmış insanların ortaya çıkmasıdır. Sorumluluklarından arındırılmış bir insanın süreceği yaşam biçimlerini düşününüz. Ve sorumluluklarından arındırılmış insanların bir arada nasıl yaşayabileceğini? İnsanın bir diğeri olmadan –dolayısıyla diğerleri olmadan– nasıl yaşayabileceğini tasavvur etmek bir hayli zordur. İşte bu yüzden, eğitimin amacı özgürleşmedir. Çünkü eğitim sürecinde ve eğitim sayesinde, kendimizden önce, başkası için öğreniriz, yani birbirimiz için öğreniriz, birbirimizden öğreniriz ve birbirimizle öğreniriz, birbirimize öğretiriz.
***
Son olarak, şöyle denebileceği kanaatini kuvvetle taşıyorum: Bir amaç uğruna yapılan eğitim, bir arada, birlikte, barış ve üreticilik içinde yaşayabilme olanaklarımızı var eden ve bu olanakları artırma noktasında en başat etkinlik olma niteliğini taşıyan bir insanlık projesinin adıdır. Ve böyle bir proje olarak tanımlanan eğitim, bir insanın özgür bir birey olabilmesi noktasında eleştirel ve rasyonel bir zihniyetle yaşama yaklaşılmasını ve bu yaklaşımın etik bir endişe eşliğinde gerçekleştirilmesini esas alır. Çünkü kuşku duyabilmemiz için kaçınılmaz ve kesin olanları kavrayabiliyor olmamız gerekir. Kısacası, yaşamlarımıza kuşkulu gözlerle bakarken birbirimiz için üretebilmemizin ve birbirimizle birlikte yaşayabilmemizin yegâne koşulu ilkesel bir kesinlik zemininde bulunuyor olmamızdan geçer.
Okulların daha iyi koşularda açılabilmesi ve eğitim hizmetlerinin yeni normale uyum sağlayabilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) arasında temmuz ayında yapılan işbirliği üzerine hayata geçirilen Okulum Temiz Projesine ilişkin başvurumuza müteakip yapılan denetimler sonucunda kurumumuz Okulum Temiz Belgesini almaya hak kazanmış ve söz konusu belge TSE tarafından okulumuza iletilmiştir.
Pandemi sürecine katkı sunmak isteyen okulların gönüllü olarak başvuru yapabildiği ve geçtiğimiz temmuz ayında MEB ve TSE tarafından hazırlanarak yayımlanan Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyonu Önleme Kılavuzunda yer alan şartları yerine getirmeleri durumunda almaya hak kazandıkları Okulum Temiz Belgesi, Kovid-19 hastalığının bulaş riskini engellemek için bakanlıkça belirlenen tüm önlemleri yerine getiren kurumlara verilmektedir.