Bugün saatler hep 09.04!

Bizim okulumuzda bugün saatler hep 09.04!

Tarih, yalnızca kronolojik bir sıralama değil; toplumsal hafızanın ve kimliğimizin de yaşayan dokusudur. 10 Kasım tarihinin bu yıl seminer haftası içinde yer alması, bizlere anmanın ötesinde bir sorumluluk yükledi: Atatürk’ü yalnızca bir tarihte değil, her zaman anlayan, anlatan ve yaşatan bir bilinçle hatırlamak.

Bu bilinçle, 7 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz “Sen Rahat Uyu” oratoryosu, bir anma töreninin ötesine geçerek, felsefi ve duygusal bir diyaloğa dönüştü. Sahnemiz, geçmişle gelecek arasında köprü oldu; sözler ve sesler, Atatürk’ün mirası ile gençliğin sorumluluğunu aynı potada eritti.

Anmak Değil, Hatırlamak

Oratoryomuzda yankılanan şu sözler, etkinliğimizin ruhunu özetliyordu:

“Biz bu emanetin bekçileriyiz. Sadece bekçileri de değil, emanetin bizzat kendileriyiz. Biz bugün burada, sadece Mustafa Kemal Atatürk’ü anmayacağız. Hatırlayacağız. Unutanlara karşı hatırlayanlarız bizler… Unutmayanlar, unutturmayacak olanlar!”

Bu ifadeler, pasif bir anmanın ötesinde, aktif bir hatırlama eylemine işaret ediyor. Çünkü emanet, sadece korunan değil, içinde yaşanan ve nefes alıp veren bir gerçekliktir. Gençlik, bu emanetin müzesindeki bekçi değil, onun sokaklarındaki yürüyüşüdür.

Sahne: Fikirlerin ve ideallerin buluşma noktası

Oratoryomuz, yalnızca metinlerden ve müziklerden oluşmadı. Her bir öğrencimizin gözlerinde parlayan sorumluluk duygusu, her bir öğretmenimizin rehberliğindeki titiz çalışma, sahneyi bir fikirler meydanına çevirdi. Atatürk’ün “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” sözü, bir kez daha hayat buldu; bu kez genç seslerde, genç yüreklerde.

Emeğin ve saygının ortak dili

Bu anlamlı etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm öğretmenlerimize ve öğrencilerimize en içten teşekkürlerimizi sunarız. Sizin sayenizde, bir ders veya bir gösteri değil bir neslin kendinden sonrakine seslenişini dinledik.

Anadolu Devriminin baş mimarı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bir kez daha saygıyla anıyoruz. Onun açtığı yolda, gösterdiği hedefe yürümeye devam edeceğiz. Saygıyla, daima!


#10Kasım #DaimaSaygıyla #SenRahatUyu #AtatürküAnma #CumhuriyetEmaneti #SaatlerHep0904

Edebiyat ve sinemanın buluşması

Dünyayı Hecelemek maratonumuzda bu yıl edebiyatı sinemayla buluşturuyoruz!

Sayfaların arasında doğup beyaz perdede hayat bulan karakterlerle edebiyat ve sinema okumaları yapacağımız maratonumuzda ilk durağımız Goethe’nin Genç Werther’in Acıları ve onun sinemadaki çağdaş yorumu Young Werther olacak. Bedii Faik Akın‘ın Yalancı adlı eseri ve Osman Sınav’ın yönetmenliğini yaptığı aynı adlı filmle sonlandıracağımız maratonumuza katılmak için son başvuru tarihi 6 Kasım!

2021 yılında Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde adlı yedi ciltlik eseriyle başlayan Dünya’yı Hecelemek etkinliğimiz, her yıl farklı bir temayla edebiyatın derinliklerine yolculuk etti.

Bir sonraki yıl, modernist edebiyatın seçkin örnekleri arasında yer alan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ile başlayıp Haruki Murakami’nin Renksiz Tsukuru Tasaki’nin Hac Yılları ile sonlanan bir maraton gerçekleştirdik.

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında ise Edebiyat ve Devrim başlığıyla yeni bir dönemin edebiyattaki yansımalarını inceledik; Ateşten Gömlek’ten Ankara romanına uzanan bir seçkiyle Cumhuriyet romanlarına odaklandık.

Bu yıl okuma maratonumuzda edebiyat ve sinema bir araya geliyor.

Etkinliğimize öğrencilerimiz, velilerimiz, öğretmenlerimiz ve mezunlarımız katılabilir. Katılım kontenjanı 30 kişiyle sınırlıdır.

Jansen ve Ankara Sergisi

Ankara’nın Başkent oluşunun yıl dönümü dolayısıyla şehrimizin tasarım öyküsünü konu edinen Jansen ve Ankara Sergisi’ni ziyaret ettik.

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Harita ve Plan Belgeleme Birimi’nden ve Berlin Teknik Üniversitesi Kütüphanesi Mimarlık Arşivi’nden erişilen şehir planları aracılığıyla Ankara’nın öyküsü, coğrafya öğretmenimiz Taner Beyter ve felsefe öğretmenimiz Zafer Engin Demir rehberliğinde öğrencilerimizle paylaşıldı.